Kur'an Öğretmenim Uygulamayı Aç

Giriş › Kur'ân-ı Kerîm › Leyl Sûresi

92. sûre · Mekke · 21 âyet-i kerîme · Mushaf 595–596. sayfa

Leyl Sûresi

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1s. 595

وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ

Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun

2s. 595

وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ

Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun

3s. 595

وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْأُنْثَىٰ

Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki

4s. 595

إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ

Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir

5s. 595

فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَاتَّقَىٰ

Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız

6s. 595

وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَىٰ

Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız

7s. 595

فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَىٰ

Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız

8s. 595

وَأَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنَىٰ

Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız

9s. 595

وَكَذَّبَ بِالْحُسْنَىٰ

Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız

10s. 595

فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَىٰ

Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız

11s. 595

وَمَا يُغْنِي عَنْهُ مَالُهُ إِذَا تَرَدَّىٰ

O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez

12s. 595

إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ

Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir

13s. 595

وَإِنَّ لَنَا لَلْآخِرَةَ وَالْأُولَىٰ

Şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir

14s. 595

فَأَنْذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّىٰ

Sizi alevler saçan ateşle uyardım

15s. 596

لَا يَصْلَاهَا إِلَّا الْأَشْقَى

Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz

16s. 596

الَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz

17s. 596

وَسَيُجَنَّبُهَا الْأَتْقَى

Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur

18s. 596

الَّذِي يُؤْتِي مَالَهُ يَتَزَكَّىٰ

Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur

19s. 596

وَمَا لِأَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزَىٰ

O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır

20s. 596

إِلَّا ابْتِغَاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْأَعْلَىٰ

O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır

21s. 596

وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ

Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır