Kur'an Öğretmenim Uygulamayı Aç

Giriş › Kur'ân-ı Kerîm › Necm Sûresi

53. sûre · Mekke · 62 âyet-i kerîme · Mushaf 526–528. sayfa

Necm Sûresi

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1s. 526

وَالنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ

Batmakta olan yıldıza and olsun ki

2s. 526

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ

Arkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve azmamıştır

3s. 526

وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوَىٰ

O, kendiliğinden konuşmamaktadır

4s. 526

إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَىٰ

Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir

5s. 526

عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوَىٰ

Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş

6s. 526

ذُو مِرَّةٍ فَاسْتَوَىٰ

Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş

7s. 526

وَهُوَ بِالْأُفُقِ الْأَعْلَىٰ

Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş

8s. 526

ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ

Sonra yaklaşmış ve inmiştir

9s. 526

فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ

Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu

10s. 526

فَأَوْحَىٰ إِلَىٰ عَبْدِهِ مَا أَوْحَىٰ

Allah o anda kuluna vahyedeceğini etti

11s. 526

مَا كَذَبَ الْفُؤَادُ مَا رَأَىٰ

Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı

12s. 526

أَفَتُمَارُونَهُ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ

Ey inkarcılar! Onun gördüğü şey hakkında kendisi ile tartışır mısınız

13s. 526

وَلَقَدْ رَآهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ

And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür

14s. 526

عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهَىٰ

And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür

15s. 526

عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوَىٰ

Orada Me'va cenneti vardır

16s. 526

إِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ

Sidre'yi bürüyen bürüyordu

17s. 526

مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ

Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı

18s. 526

لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ آيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرَىٰ

And olsun ki Rabbinin varlığının büyük delillerini gördü

19s. 526

أَفَرَأَيْتُمُ اللَّاتَ وَالْعُزَّىٰ

Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz

20s. 526

وَمَنَاةَ الثَّالِثَةَ الْأُخْرَىٰ

Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz

21s. 526

أَلَكُمُ الذَّكَرُ وَلَهُ الْأُنْثَىٰ

Demek erkekler sizin, dişiler Allah'ın mı

22s. 526

تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَىٰ

Öyleyse bu haksız bir paylaşma

23s. 526

إِنْ هِيَ إِلَّا أَسْمَاءٌ سَمَّيْتُمُوهَا أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمْ مَا أَنْزَلَ اللَّهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍ ۚ إِنْ يَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْأَنْفُسُ ۖ وَلَقَدْ جَاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدَىٰ

Bunlar sizin ve babalarınızın taktığı adlardan başka bir şey değildir. Allah onları destekleyen bir delil indirmemiştir. Onlar sadece sanıya ve canlarının istediğine uymaktadırlar. Oysa onlara Rablerinden and olsun ki doğruluk rehberi gelmiştir

24s. 526

أَمْ لِلْإِنْسَانِ مَا تَمَنَّىٰ

Yoksa, her umduğu şey insanın mıdır

25s. 526

فَلِلَّهِ الْآخِرَةُ وَالْأُولَىٰ

Hayatın ilki de sonu da Allah'ındır

26s. 526

۞ وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِي السَّمَاوَاتِ لَا تُغْنِي شَفَاعَتُهُمْ شَيْئًا إِلَّا مِنْ بَعْدِ أَنْ يَأْذَنَ اللَّهُ لِمَنْ يَشَاءُ وَيَرْضَىٰ

Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz

27s. 527

إِنَّ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ لَيُسَمُّونَ الْمَلَائِكَةَ تَسْمِيَةَ الْأُنْثَىٰ

Doğrusu ahirete inanmayanlar, meleklere "dişi" adını takarlar

28s. 527

وَمَا لَهُمْ بِهِ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِنْ يَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ ۖ وَإِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْنِي مِنَ الْحَقِّ شَيْئًا

Oysa onların bu hususta bir bilgileri yoktur, sadece sanıya uyarlar. Sanı ise şüphesiz gerçeği ifade etmez

29s. 527

فَأَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلَّىٰ عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا الْحَيَاةَ الدُّنْيَا

Bizi anmaktan yüz çevirenlere ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlere aldırma

30s. 527

ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبِيلِهِ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدَىٰ

Bu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir

31s. 527

وَلِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ لِيَجْزِيَ الَّذِينَ أَسَاءُوا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذِينَ أَحْسَنُوا بِالْحُسْنَى

Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir

32s. 527

الَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْإِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ إِلَّا اللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنْشَأَكُمْ مِنَ الْأَرْضِ وَإِذْ أَنْتُمْ أَجِنَّةٌ فِي بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوا أَنْفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقَىٰ

Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir

33s. 527

أَفَرَأَيْتَ الَّذِي تَوَلَّىٰ

Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü

34s. 527

وَأَعْطَىٰ قَلِيلًا وَأَكْدَىٰ

Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü

35s. 527

أَعِنْدَهُ عِلْمُ الْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰ

Görülmeyenin ilmi yanında da o mu görüyor

36s. 527

أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِي صُحُفِ مُوسَىٰ

Yoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki

37s. 527

وَإِبْرَاهِيمَ الَّذِي وَفَّىٰ

Yoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki

38s. 527

أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ

Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü yüklenmez

39s. 527

وَأَنْ لَيْسَ لِلْإِنْسَانِ إِلَّا مَا سَعَىٰ

İnsan ancak çalıştığına erişir

40s. 527

وَأَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرَىٰ

Onun çalışması şüphesiz görülecektir

41s. 527

ثُمَّ يُجْزَاهُ الْجَزَاءَ الْأَوْفَىٰ

Sonra ona karşılığı eksiksiz verilecektir

42s. 527

وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ الْمُنْتَهَىٰ

Doğrusu son varış Rabbinedir

43s. 527

وَأَنَّهُ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ

Doğrusu, güldüren de ağlatan da O'dur

44s. 527

وَأَنَّهُ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا

Doğrusu dirilten de öldüren de O'dur

45s. 528

وَأَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْأُنْثَىٰ

Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur

46s. 528

مِنْ نُطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ

Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur

47s. 528

وَأَنَّ عَلَيْهِ النَّشْأَةَ الْأُخْرَىٰ

Doğrusu ölümden sonra tekrar dirilten de O'dur

48s. 528

وَأَنَّهُ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ

Doğrusu zengin eden de varlıklı kılan da O'dur

49s. 528

وَأَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرَىٰ

Doğrusu Şira yıldızının Rabbi O'dur

50s. 528

وَأَنَّهُ أَهْلَكَ عَادًا الْأُولَىٰ

İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur

51s. 528

وَثَمُودَ فَمَا أَبْقَىٰ

İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur

52s. 528

وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ

Daha önce de Nuh milletini yok eden O'dur; çünkü onlar çok zalim ve pek taşkın kimselerdi

53s. 528

وَالْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ

Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur

54s. 528

فَغَشَّاهَا مَا غَشَّىٰ

Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur

55s. 528

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ

Ey kişi! Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin

56s. 528

هَٰذَا نَذِيرٌ مِنَ النُّذُرِ الْأُولَىٰ

İşte ilk uyaranlar gibi bu da bir uyarandır

57s. 528

أَزِفَتِ الْآزِفَةُ

Kıyamet yaklaştıkça yaklaşmıştır

58s. 528

لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللَّهِ كَاشِفَةٌ

Onu Allah'tan başka ortaya koyacak yoktur

59s. 528

أَفَمِنْ هَٰذَا الْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ

Bu söze mi şaşıyorsunuz

60s. 528

وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ

Gülüyorsunuz... Ağlamıyorsunuz

61s. 528

وَأَنْتُمْ سَامِدُونَ

Habersiz oyalanmaktasınız

62s. 528

فَاسْجُدُوا لِلَّهِ وَاعْبُدُوا ۩

Artık secdeye varın, Allah'a kulluk edin