Kur'an Öğretmenim Uygulamayı Aç

Giriş › Kur'ân-ı Kerîm › Rahmân Sûresi

55. sûre · Medine · 78 âyet-i kerîme · Mushaf 531–534. sayfa

Rahmân Sûresi

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1s. 531

الرَّحْمَٰنُ

Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti

2s. 531

عَلَّمَ الْقُرْآنَ

Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti

3s. 531

خَلَقَ الْإِنْسَانَ

İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti

4s. 531

عَلَّمَهُ الْبَيَانَ

İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti

5s. 531

الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ

Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir

6s. 531

وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler

7s. 531

وَالسَّمَاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ

O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur

8s. 531

أَلَّا تَطْغَوْا فِي الْمِيزَانِ

Artık tartıda tecavüz etmeyin

9s. 531

وَأَقِيمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْمِيزَانَ

Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın

10s. 531

وَالْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ

Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir

11s. 531

فِيهَا فَاكِهَةٌ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْأَكْمَامِ

Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır

12s. 531

وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُ

Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır

13s. 531

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

14s. 531

خَلَقَ الْإِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِ

O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır

15s. 531

وَخَلَقَ الْجَانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍ

Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır

16s. 531

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

17s. 532

رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِ

O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir

18s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

19s. 532

مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ

Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir

20s. 532

بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا يَبْغِيَانِ

Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar

21s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

22s. 532

يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ وَالْمَرْجَانُ

Bu iki denizden de inci ve mercan çıkar

23s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

24s. 532

وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنْشَآتُ فِي الْبَحْرِ كَالْأَعْلَامِ

Denizde yürüyen dağlar gibi gemiler O'nundur

25s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

26s. 532

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

Yeryüzünde bulunan her şey fanidir

27s. 532

وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir

28s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

29s. 532

يَسْأَلُهُ مَنْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ

Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O'ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir

30s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

31s. 532

سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ الثَّقَلَانِ

Ey insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı ele alacağız

32s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

33s. 532

يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَنْ تَنْفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانْفُذُوا ۚ لَا تَنْفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki

34s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

35s. 532

يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنْتَصِرَانِ

Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız

36s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

37s. 532

فَإِذَا انْشَقَّتِ السَّمَاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِ

Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur

38s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

39s. 532

فَيَوْمَئِذٍ لَا يُسْأَلُ عَنْ ذَنْبِهِ إِنْسٌ وَلَا جَانٌّ

O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur

40s. 532

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

41s. 533

يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِسِيمَاهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاصِي وَالْأَقْدَامِ

Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar

42s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

43s. 533

هَٰذِهِ جَهَنَّمُ الَّتِي يُكَذِّبُ بِهَا الْمُجْرِمُونَ

İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur

44s. 533

يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ آنٍ

Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar

45s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

46s. 533

وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ جَنَّتَانِ

Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır

47s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

48s. 533

ذَوَاتَا أَفْنَانٍ

Bu iki cennet türlü ağaçlarla doludur

49s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

50s. 533

فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ

Bu cennetlerden akan iki kaynak vardır

51s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

52s. 533

فِيهِمَا مِنْ كُلِّ فَاكِهَةٍ زَوْجَانِ

Bu cennetlerde türlü meyveden çift çift vardır

53s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

54s. 533

مُتَّكِئِينَ عَلَىٰ فُرُشٍ بَطَائِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ ۚ وَجَنَى الْجَنَّتَيْنِ دَانٍ

Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar

55s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

56s. 533

فِيهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ

Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır

57s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

58s. 533

كَأَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُ

Onlar yakut ve mercan gibidirler

59s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

60s. 533

هَلْ جَزَاءُ الْإِحْسَانِ إِلَّا الْإِحْسَانُ

İyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir

61s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

62s. 533

وَمِنْ دُونِهِمَا جَنَّتَانِ

Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır

63s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

64s. 533

مُدْهَامَّتَانِ

Renkleri koyu yeşildir

65s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

66s. 533

فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ

İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır

67s. 533

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

68s. 534

فِيهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ

İkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır

69s. 534

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

70s. 534

فِيهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌ

Oralarda iyi huylu güzel kadınlar vardır

71s. 534

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

72s. 534

حُورٌ مَقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِ

Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır

73s. 534

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

74s. 534

لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ

Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır

75s. 534

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

76s. 534

مُتَّكِئِينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍ

Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar

77s. 534

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız

78s. 534

تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir