Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 21. MEKTUP6 BEYİT

Şimşek Değil, Seher

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -âr · Redif yok

Yazı boyutu

Nefse kulluk sürmesin; sönsün gönülden gizli nâr.

Bir kıvılcım kalbe düşmüş; sanma her dem pâyidâr.

Benliğinden geçmek ancak ilk adımdır; durma sen.

İlk eşik son menzil olmaz; sürmesin boş intizâr.

Mustafâ'nın nûru rehber; izlerinden şaşma sen.

Her velînin ufku ondan; doğdu ondan her bahâr.

Gözde bir nûr, kalbde bir zevk; son değildir, durma sen.

Kalbe yerleşsin o nûrdan her dem artan bir karâr.

Nakşibend'in sohbetinden sıdkı öğren, al nasîb;

Sıdkı yoldaş eyle, yoldan sapma; kalsın yâdigâr.

Ey Rauf, sır satmak olmaz; kalbe dön, sus, dinle sen:

Her kerâmet lutfedilmiş; kulda olmaz iftihâr.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Nefse kulluk sürmesin; sönsün gönülden gizli nâr.

Fâilâtünnef · se · kul · luk— ⏑ — —
Fâilâtünsür · me · sin · sön— ⏑ — —
Fâilâtünsün · gö · nül · den— ⏑ — —
Fâilüngiz · li · nâr— ⏑ —

02Bir kıvılcım kalbe düşmüş; sanma her dem pâyidâr.

Fâilâtünbir · kı · vıl · cım— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · düş · müş— ⏑ — —
Fâilâtünsan · ma · her · dem— ⏑ — —
Fâilünpâ · yi · dâr— ⏑ —

03Benliğinden geçmek ancak ilk adımdır; durma sen.

Fâilâtünben · li · ğin · den— ⏑ — —
Fâilâtüngeç · me · kan · cak— ⏑ — —
Fâilâtünilk · a · dım · dır— ⏑ — —
Fâilündur · ma · sen— ⏑ —

Ulama: geçmek‿ancak

04İlk eşik son menzil olmaz; sürmesin boş intizâr.

Fâilâtünilk · e · şik · son— ⏑ — —
Fâilâtünmen · zi · lol · maz— ⏑ — —
Fâilâtünsür · me · sin · boş— ⏑ — —
Fâilünin · ti · zâr— ⏑ —

Ulama: menzil‿olmaz

05Mustafâ'nın nûru rehber; izlerinden şaşma sen.

Fâilâtünmus · ta · fâ · nın— ⏑ — —
Fâilâtünnû · ru · reh · ber— ⏑ — —
Fâilâtüniz · le · rin · den— ⏑ — —
Fâilünşaş · ma · sen— ⏑ —

06Her velînin ufku ondan; doğdu ondan her bahâr.

Fâilâtünher · ve · lî · nin— ⏑ — —
Fâilâtünuf · ku · on · dan— ⏑ — —
Fâilâtündoğ · du · on · dan— ⏑ — —
Fâilünher · ba · hâr— ⏑ —

07Gözde bir nûr, kalbde bir zevk; son değildir, durma sen.

Fâilâtüngöz · de · bir · nûr— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · de · bir · zevk— ⏑ — —
Fâilâtünson · de · ğil · dir— ⏑ — —
Fâilündur · ma · sen— ⏑ —

08Kalbe yerleşsin o nûrdan her dem artan bir karâr.

Fâilâtünkal · be · yer · leş— ⏑ — —
Fâilâtünsin · o · nûr · dan— ⏑ — —
Fâilâtünher · de · mar · tan— ⏑ — —
Fâilünbir · ka · râr— ⏑ —

Ulama: dem‿artan

09Nakşibend'in sohbetinden sıdkı öğren, al nasîb;

Fâilâtünnak · şi · ben · din— ⏑ — —
Fâilâtünsoh · be · tin · den— ⏑ — —
Fâilâtünsıd · kı · öğ · ren— ⏑ — —
Fâilünal · na · sîb— ⏑ —

10Sıdkı yoldaş eyle, yoldan sapma; kalsın yâdigâr.

Fâilâtünsıd · kı · yol · daş— ⏑ — —
Fâilâtüney · le · yol · dan— ⏑ — —
Fâilâtünsap · ma · kal · sın— ⏑ — —
Fâilünyâ · di · gâr— ⏑ —

11Ey Rauf, sır satmak olmaz; kalbe dön, sus, dinle sen:

Fâilâtüney · ra · ûf · sır— ⏑ — —
Fâilâtünsat · ma · kol · maz— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · dön · sus— ⏑ — —
Fâilündin · le · sen— ⏑ —

Ulama: satmak‿olmaz

12Her kerâmet lutfedilmiş; kulda olmaz iftihâr.

Fâilâtünher · ke · râ · met— ⏑ — —
Fâilâtünlut · fe · dil · miş— ⏑ — —
Fâilâtünkul · da · ol · maz— ⏑ — —
Fâilünif · ti · hâr— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 9
nâr
ateş; bağlamına göre aşk ateşi veya cehennem ateşi
pâyidâr
kalıcı, sürekli
intizâr
bekleyiş
sıdk
doğruluk ve sadakat
iftihâr
övünme
yâdigâr
hatıra olarak kalan iz
yâd
hatırlama, anma
gâr
mağara
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Geçici coşku değil, kalıcı hatırlayış; sünnete bağlılık.

Şimşek geçici parıltıyı, seher ise yerleşen aydınlığı temsil ediyor. “Sır satmak” sözü, manevî tecrübeyi övünme ve üstünlük aracına dönüştürmeye yöneliktir.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 21. mektup; s. 36. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç