Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 45. MEKTUP7 BEYİT

İftar Sofrasında

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Mef‘ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün

— — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — —

Kafiye -ân · Redif yok

Yazı boyutu

Bir aç ile paylaş; bu ziyâfet sana ihsân;

Kur‘ân ile dön kalbine; girsin eve îmân.

Bir lokmada bin türlü dilek saklı, düşün bak;

Aczinle büyürsün; sana yetmez kuru unvân.

Tut sen de oruç, komşuda aç kalmışı duy sen;

Bir açlığı duy, sofrana gelsin yeni mihmân.

Bir işçiye yük yükleme, bir yük de sen al gel;

Yükten yorulan kolları dinlendirir erkân.

Bir lokma yiyip aczini bil sen de sahurda;

Vaktinde aç iftârını, emrindedir iz‘ân.

Kur‘ân'ın inen nûru gecenden güne taşsın;

Âyetle donansın bu hayat; kalmasın isyân.

Yaz şimdi, Rauf; aç kalanın hâlini öğren;

Bir ayda yeşersin de sürüp gitsin o irfân.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir aç ile paylaş; bu ziyâfet sana ihsân;

Mef‘ûlübir · aç · i— — ⏑
Mefâîlüle · pay · laş · bu⏑ — — ⏑
Mefâîlüzi · yâ · fet · sa⏑ — — ⏑
Feûlünna · ih · sân⏑ — —

02Kur‘ân ile dön kalbine; girsin eve îmân.

Mef‘ûlükur · ʿân · i— — ⏑
Mefâîlüle · dön · kal · bi⏑ — — ⏑
Mefâîlüne · gir · sin · e⏑ — — ⏑
Feûlünve · î · mân⏑ — —

03Bir lokmada bin türlü dilek saklı, düşün bak;

Mef‘ûlübir · lok · ma— — ⏑
Mefâîlüda · bin · tür · lü⏑ — — ⏑
Mefâîlüdi · lek · sak · lı⏑ — — ⏑
Feûlündü · şün · bak⏑ — —

04Aczinle büyürsün; sana yetmez kuru unvân.

Mef‘ûlüac · zin · le— — ⏑
Mefâîlübü · yür · sün · sa⏑ — — ⏑
Mefâîlüna · yet · mez · ku⏑ — — ⏑
Feûlünru · un · vân⏑ — —

05Tut sen de oruç, komşuda aç kalmışı duy sen;

Mef‘ûlütut · sen · de— — ⏑
Mefâîlüo · ruç · kom · şu⏑ — — ⏑
Mefâîlüda · aç · kal · mı⏑ — — ⏑
Feûlünşı · duy · sen⏑ — —

06Bir açlığı duy, sofrana gelsin yeni mihmân.

Mef‘ûlübir · aç · lı— — ⏑
Mefâîlüğı · duy · sof · ra⏑ — — ⏑
Mefâîlüna · gel · sin · ye⏑ — — ⏑
Feûlünni · mih · mân⏑ — —

07Bir işçiye yük yükleme, bir yük de sen al gel;

Mef‘ûlübir · iş · çi— — ⏑
Mefâîlüye · yük · yük · le⏑ — — ⏑
Mefâîlüme · bir · yük · de⏑ — — ⏑
Feûlünse · nal · gel⏑ — —

Ulama: sen‿al

08Yükten yorulan kolları dinlendirir erkân.

Mef‘ûlüyük · ten · yo— — ⏑
Mefâîlüru · lan · kol · la⏑ — — ⏑
Mefâîlürı · din · len · di⏑ — — ⏑
Feûlünri · rer · kân⏑ — —

Ulama: dinlendirir‿erkân

09Bir lokma yiyip aczini bil sen de sahurda;

Mef‘ûlübir · lok · ma— — ⏑
Mefâîlüyi · yip · ac · zi⏑ — — ⏑
Mefâîlüni · bil · sen · de⏑ — — ⏑
Feûlünsa · hur · da⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

10Vaktinde aç iftârını, emrindedir iz‘ân.

Mef‘ûlüvak · tin · de— — ⏑
Mefâîlüa · çif · tâ · rı⏑ — — ⏑
Mefâîlünı · em · rin · de⏑ — — ⏑
Feûlündi · riz · ʿân⏑ — —

Ulama: aç‿iftârını, emrindedir‿iz‘ân

11Kur‘ân'ın inen nûru gecenden güne taşsın;

Mef‘ûlükur · ʿâ · nı— — ⏑
Mefâîlüni · nen · nû · ru⏑ — — ⏑
Mefâîlüge · cen · den · gü⏑ — — ⏑
Feûlünne · taş · sın⏑ — —

Ulama: Kur‘ân'ın‿inen

12Âyetle donansın bu hayat; kalmasın isyân.

Mef‘ûlüâ · yet · le— — ⏑
Mefâîlüdo · nan · sın · bu⏑ — — ⏑
Mefâîlüha · yat · kal · ma⏑ — — ⏑
Feûlünsı · nis · yân⏑ — —

Ulama: kalmasın‿isyân

13Yaz şimdi, Rauf; aç kalanın hâlini öğren;

Mef‘ûlüyaz · şim · di— — ⏑
Mefâîlüra · ûf · aç · ka⏑ — — ⏑
Mefâîlüla · nın · hâ · li⏑ — — ⏑
Feûlünni · öğ · ren⏑ — —

14Bir ayda yeşersin de sürüp gitsin o irfân.

Mef‘ûlübir · ay · da— — ⏑
Mefâîlüye · şer · sin · de⏑ — — ⏑
Mefâîlüsü · rüp · git · si⏑ — — ⏑
Feûlünno · ir · fân⏑ — —

Ulama: gitsin‿o

KELİMELERKüçük sözlük 9
acz
güçsüzlüğünü ve ihtiyaçlarını bilmek
unvân
makamı bildiren ad
iz‘ân
anlayış ve kabul
irfân
derin bilgi ve kalbî idrak
nân
ekmek
erkân
esaslar, usuller
mihmân
misafir
emr
buyruk; âlem-i emr, tasavvufî bağlamda manevî yön
îmân
inanç
MANAMektupla bağı ve kaynak

Ramazan, Kur’an, insanın muhtaçlığı; iftarı paylaşmak ve çalışanların yükünü azaltmak.

Sofra yalnız yemek değil, birbirine muhtaç oluşun görüldüğü yerdir. Sahur ve vaktindeki iftar, aczi ve emre bağlılığı hatırlatır. Gazel ayrıntılı oruç hükümleri veya sevap miktarları açıklamak yerine bu nasihatleri günlük davranışa taşır.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 45. mektup; s. 77 – 78. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç