Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 51. MEKTUP5 BEYİT

Emanetin Yelkeni

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ân · Redif bugün

Yazı boyutu

Bir makâm buldun, gönül; hırs örtmesin îmân bugün;

Yelkenin hizmetle dolsun; yol verir ummân bugün.

Soydan aldın bir emânet; yük, fakat bir taht değil;

Bir yetîmin sofrasından eksilen bir nân bugün.

Ehl-i beytin sevgisinden açtığın yelken senin;

Bir liman her şey değildir; yelkenin ihsân bugün.

Bir duân açmış, açılmaz sandığın bin pencere;

Sessiz âhlar bir cevâb bekler; sözün bir cân bugün.

Ey Rauf, bir pâye bulsan, yük de artmıştır sana;

Güç elindeyken yaşatmak vaktidir irfân bugün.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir makâm buldun, gönül; hırs örtmesin îmân bugün;

Fâilâtünbir · ma · kâm · bul— ⏑ — —
Fâilâtündun · gö · nül · hırs— ⏑ — —
Fâilâtünört · me · sin · î— ⏑ — —
Fâilünmân · bu · gün— ⏑ —

02Yelkenin hizmetle dolsun; yol verir ummân bugün.

Fâilâtünyel · ke · nin · hiz— ⏑ — —
Fâilâtünmet · le · dol · sun— ⏑ — —
Fâilâtünyol · ve · rir · um— ⏑ — —
Fâilünmân · bu · gün— ⏑ —

03Soydan aldın bir emânet; yük, fakat bir taht değil;

Fâilâtünsoy · da · nal · dın— ⏑ — —
Fâilâtünbir · e · mâ · net— ⏑ — —
Fâilâtünyük · fa · kat · bir— ⏑ — —
Fâilüntaht · de · ğil— ⏑ —

Ulama: Soydan‿aldın

04Bir yetîmin sofrasından eksilen bir nân bugün.

Fâilâtünbir · ye · tî · min— ⏑ — —
Fâilâtünsof · ra · sın · dan— ⏑ — —
Fâilâtünek · si · len · bir— ⏑ — —
Fâilünnân · bu · gün— ⏑ —

05Ehl-i beytin sevgisinden açtığın yelken senin;

Fâilâtüneh · li · bey · tin— ⏑ — —
Fâilâtünsev · gi · sin · den— ⏑ — —
Fâilâtünaç · tı · ğın · yel— ⏑ — —
Fâilünken · se · nin— ⏑ —

06Bir liman her şey değildir; yelkenin ihsân bugün.

Fâilâtünbir · li · man · her— ⏑ — —
Fâilâtünşey · de · ğil · dir— ⏑ — —
Fâilâtünyel · ke · nin · ih— ⏑ — —
Fâilünsân · bu · gün— ⏑ —

07Bir duân açmış, açılmaz sandığın bin pencere;

Fâilâtünbir · du · ân · aç— ⏑ — —
Fâilâtünmış · a · çıl · maz— ⏑ — —
Fâilâtünsan · dı · ğın · bin— ⏑ — —
Fâilünpen · ce · re— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

08Sessiz âhlar bir cevâb bekler; sözün bir cân bugün.

Fâilâtünses · si · zâh · lar— ⏑ — —
Fâilâtünbir · ce · vâb · bek— ⏑ — —
Fâilâtünler · sö · zün · bir— ⏑ — —
Fâilüncân · bu · gün— ⏑ —

Ulama: Sessiz‿âhlar

09Ey Rauf, bir pâye bulsan, yük de artmıştır sana;

Fâilâtüney · ra · ûf · bir— ⏑ — —
Fâilâtünpâ · ye · bul · san— ⏑ — —
Fâilâtünyük · de · art · mış— ⏑ — —
Fâilüntır · sa · na— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

10Güç elindeyken yaşatmak vaktidir irfân bugün.

Fâilâtüngüç · e · lin · dey— ⏑ — —
Fâilâtünken · ya · şat · mak— ⏑ — —
Fâilâtünvak · ti · dir · ir— ⏑ — —
Fâilünfân · bu · gün— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 7
Ehl-i beyt
Peygamberimizin ailesi ve soyundan gelenler
ummân
engin deniz
pâye
derece, makam
nân
ekmek
irfân
derin bilgi ve kalbî idrak
îmân
inanç
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Soy, makam ve tesirli sözün hizmet sorumluluğuna dönüşmesi.

Ehl-i beyt sevgisinin gemi imgesi, şiirde hizmetle hareket eden bir yelken olur. Nesep ve nüfuz, yalnız övünülecek bir paye diye anlatılmaz. Kapı açabilen kişinin, duyulmayan bir ihtiyacı duyurabilmesi üzerinde durulur.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 51. mektup; s. 86 – 87. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç