Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 41. MEKTUP7 BEYİT

Sözden Kalbe

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ân · Redif gerek

Yazı boyutu

Söz yalandan kurtulurken kalbe bir îmân gerek;

Doğru sözden doğru hâl doğsun; geniş meydân gerek.

Bir yalan gelmez dilinden; gönle hâlâ düşse de,

Dilde sustun; kalbde hırs var; nefse bir fermân gerek.

Keşfe vardım derken emrin çizgisinden çıkma sen;

Hâl değişsin; hükme varmak üzre bir mîzân gerek.

Kalbe doğmuş her ışık, gökten inen bir söz müdür?

Her hevâdan, her yalandan kurtaran irfân gerek.

Hak bilir; her zerre O'ndan gizli kalmaz, şüphesiz;

Kul, kul olsun; Hak'la bir tutmak hatâ; iz‘ân gerek.

Sevdiğin Peygamberin ardınca gitmek sevgidir;

Sevgi yalnız sözde kalmaz; işte bir burhân gerek.

Ey Rauf, aç kalmış evden yükselen bir ses de var;

Bir duânın ardı gelsin; iş gerek, bir nân gerek.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Söz yalandan kurtulurken kalbe bir îmân gerek;

Fâilâtünsöz · ya · lan · dan— ⏑ — —
Fâilâtünkur · tu · lur · ken— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · î— ⏑ — —
Fâilünmân · ge · rek— ⏑ —

02Doğru sözden doğru hâl doğsun; geniş meydân gerek.

Fâilâtündoğ · ru · söz · den— ⏑ — —
Fâilâtündoğ · ru · hâl · doğ— ⏑ — —
Fâilâtünsun · ge · niş · mey— ⏑ — —
Fâilündân · ge · rek— ⏑ —

03Bir yalan gelmez dilinden; gönle hâlâ düşse de,

Fâilâtünbir · ya · lan · gel— ⏑ — —
Fâilâtünmez · di · lin · den— ⏑ — —
Fâilâtüngön · le · hâ · lâ— ⏑ — —
Fâilündüş · se · de— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

04Dilde sustun; kalbde hırs var; nefse bir fermân gerek.

Fâilâtündil · de · sus · tun— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · de · hırs · var— ⏑ — —
Fâilâtünnef · se · bir · fer— ⏑ — —
Fâilünmân · ge · rek— ⏑ —

05Keşfe vardım derken emrin çizgisinden çıkma sen;

Fâilâtünkeş · fe · var · dım— ⏑ — —
Fâilâtünder · ke · nem · rin— ⏑ — —
Fâilâtünçiz · gi · sin · den— ⏑ — —
Fâilünçık · ma · sen— ⏑ —

Ulama: derken‿emrin

06Hâl değişsin; hükme varmak üzre bir mîzân gerek.

Fâilâtünhâl · de · ğiş · sin— ⏑ — —
Fâilâtünhük · me · var · mak— ⏑ — —
Fâilâtünüz · re · bir · mî— ⏑ — —
Fâilünzân · ge · rek— ⏑ —

07Kalbe doğmuş her ışık, gökten inen bir söz müdür?

Fâilâtünkal · be · doğ · muş— ⏑ — —
Fâilâtünher · ı · şık · gök— ⏑ — —
Fâilâtünten · i · nen · bir— ⏑ — —
Fâilünsöz · mü · dür— ⏑ —

08Her hevâdan, her yalandan kurtaran irfân gerek.

Fâilâtünher · he · vâ · dan— ⏑ — —
Fâilâtünher · ya · lan · dan— ⏑ — —
Fâilâtünkur · ta · ran · ir— ⏑ — —
Fâilünfân · ge · rek— ⏑ —

09Hak bilir; her zerre O'ndan gizli kalmaz, şüphesiz;

Fâilâtünhak · bi · lir · her— ⏑ — —
Fâilâtünzer · re · on · dan— ⏑ — —
Fâilâtüngiz · li · kal · maz— ⏑ — —
Fâilünşüp · he · siz— ⏑ —

10Kul, kul olsun; Hak'la bir tutmak hatâ; iz‘ân gerek.

Fâilâtünkul · ku · lol · sun— ⏑ — —
Fâilâtünhak · la · bir · tut— ⏑ — —
Fâilâtünmak · ha · tâ · iz— ⏑ — —
Fâilünʿân · ge · rek— ⏑ —

Ulama: kul‿olsun

11Sevdiğin Peygamberin ardınca gitmek sevgidir;

Fâilâtünsev · di · ğin · pey— ⏑ — —
Fâilâtüngam · be · rin · ar— ⏑ — —
Fâilâtündın · ca · git · mek— ⏑ — —
Fâilünsev · gi · dir— ⏑ —

12Sevgi yalnız sözde kalmaz; işte bir burhân gerek.

Fâilâtünsev · gi · yal · nız— ⏑ — —
Fâilâtünsöz · de · kal · maz— ⏑ — —
Fâilâtüniş · te · bir · bur— ⏑ — —
Fâilünhân · ge · rek— ⏑ —

13Ey Rauf, aç kalmış evden yükselen bir ses de var;

Fâilâtüney · ra · ûf · aç— ⏑ — —
Fâilâtünkal · mı · şev · den— ⏑ — —
Fâilâtünyük · se · len · bir— ⏑ — —
Fâilünses · de · var— ⏑ —

Ulama: kalmış‿evden

14Bir duânın ardı gelsin; iş gerek, bir nân gerek.

Fâilâtünbir · du · â · nın— ⏑ — —
Fâilâtünar · dı · gel · sin— ⏑ — —
Fâilâtüniş · ge · rek · bir— ⏑ — —
Fâilünnân · ge · rek— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 8
iz‘ân
anlayış ve kabul
burhân
delil
nân
ekmek
mîzân
ölçü, terazi
irfân
derin bilgi ve kalbî idrak
emr
buyruk; âlem-i emr, tasavvufî bağlamda manevî yön
îmân
inanç
hükm
hüküm; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Dilde doğruluktan kalbde doğruluğa; sünnet, keşfin ölçüsü ve muhtaca yardım.

Söz, arzu ve yerleşmiş huy aynı şey değildir. Gazel bu üç basamağı birbirinden ayırır. İlham vahiy yerine konulmaz; kuşatıcılık Allah’a cisim veya mekân isnadıyla yorumlanmaz. Son beyit mektubun geçim desteği talebini hatırlatır.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 41. mektup; s. 69 – 71. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç