Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 53. MEKTUP5 BEYİT

Kürsünün Gölgesi

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -âr · Redif olmasın

Yazı boyutu

Dört fakîh bir hükme baksın; nefse bâzâr olmasın;

İlm için bir yol açılmış; tâca ısrâr olmasın.

İlme hizmet der dilin; bir kürsü görsen, söz döner;

Hoş görünmek gâyesinden hak da inkâr olmasın.

Bir bilen lâzım; fakat ilminde ihlâs var mı, sor;

Çok bilen var; hak aransın, ölçü miktâr olmasın.

Hepsi yoktur, hayrı terk etmek gerektir sanma sen;

Hayrın eksik kalmış olsun; gönle âzâr olmasın.

Ey Rauf, sen hakkı söylerken de nefsin susmalı;

Nefs karışmış bir hükümden kalbe jengâr olmasın.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Dört fakîh bir hükme baksın; nefse bâzâr olmasın;

Fâilâtündört · fa · kîh · bir— ⏑ — —
Fâilâtünhük · me · bak · sın— ⏑ — —
Fâilâtünnef · se · bâ · zâr— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

02İlm için bir yol açılmış; tâca ısrâr olmasın.

Fâilâtünilm · i · çin · bir— ⏑ — —
Fâilâtünyol · a · çıl · mış— ⏑ — —
Fâilâtüntâ · ca · ıs · râr— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

03İlme hizmet der dilin; bir kürsü görsen, söz döner;

Fâilâtünil · me · hiz · met— ⏑ — —
Fâilâtünder · di · lin · bir— ⏑ — —
Fâilâtünkür · sü · gör · sen— ⏑ — —
Fâilünsöz · dö · ner— ⏑ —

04Hoş görünmek gâyesinden hak da inkâr olmasın.

Fâilâtünhoş · gö · rün · mek— ⏑ — —
Fâilâtüngâ · ye · sin · den— ⏑ — —
Fâilâtünhak · da · in · kâr— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

05Bir bilen lâzım; fakat ilminde ihlâs var mı, sor;

Fâilâtünbir · bi · len · lâ— ⏑ — —
Fâilâtünzım · fa · kat · il— ⏑ — —
Fâilâtünmin · de · ih · lâs— ⏑ — —
Fâilünvar · mı · sor— ⏑ —

06Çok bilen var; hak aransın, ölçü miktâr olmasın.

Fâilâtünçok · bi · len · var— ⏑ — —
Fâilâtünhak · a · ran · sın— ⏑ — —
Fâilâtünöl · çü · mik · târ— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

07Hepsi yoktur, hayrı terk etmek gerektir sanma sen;

Fâilâtünhep · si · yok · tur— ⏑ — —
Fâilâtünhay · rı · terk · et— ⏑ — —
Fâilâtünmek · ge · rek · tir— ⏑ — —
Fâilünsan · ma · sen— ⏑ —

08Hayrın eksik kalmış olsun; gönle âzâr olmasın.

Fâilâtünhay · rı · nek · sik— ⏑ — —
Fâilâtünkal · mı · şol · sun— ⏑ — —
Fâilâtüngön · le · â · zâr— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

Ulama: Hayrın‿eksik, kalmış‿olsun

09Ey Rauf, sen hakkı söylerken de nefsin susmalı;

Fâilâtüney · ra · ûf · sen— ⏑ — —
Fâilâtünhak · kı · söy · ler— ⏑ — —
Fâilâtünken · de · nef · sin— ⏑ — —
Fâilünsus · ma · lı— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

10Nefs karışmış bir hükümden kalbe jengâr olmasın.

Fâilâtünnefs · ka · rış · mış— ⏑ — —
Fâilâtünbir · hü · küm · den— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · jen · gâr— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 8
bâzâr
pazar
miktâr
sayı, nicelik
jengâr
pas
âzâr
incitme, eziyet
gâr
mağara
ihlâs
ameli Allah rızası için yapmak; niyeti arıtmak
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
hükm
hüküm; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

İlimde ihlâs ve ehliyet; makam rekabetinden sakınmak, mümkün olan hayrı kaçırmamak.

Dört kişi, mektuptaki dört âlimden oluşan danışma düşüncesine gönderme yapar. İtiraz istişareye değil, hizmetin makam yarışına çevrilmesinedir. Nicelik, doğruluğun ve ehliyetin yerine geçmez; kusursuz imkân bulunamadığında mümkün iyilik terk edilmez.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 53. mektup; s. 89. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç