Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 27. MEKTUP5 BEYİT

Kesilmeyen Hatır

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ûr · Redif yok

Yazı boyutu

Bir nefeslik ürperiş var; sanma her bir zevk huzûr.

Kalbe yerleşsin kesilmez, günle sönmez bir şuûr.

Perde kalksın, kalbe yerleşsin uyanmak her seher;

Geçti şimşek; kalbe yetmez bir an artmış bin sürûr.

Şekle sığmaz Zât, hudut yok; her hayâlin sonludur.

Zât'ı resmetmek, hayâlden doğmuş ancak bir zuhûr.

Cezbe gelsin; sen yürürken yolda piş, her gün uyan.

Elde bir hâl, dilde dâvâ; kalbi sarmış bir gurûr.

Ey Rauf, yâdında sâbit kal; çekilmez yük değil.

Her işin bir zikre dönsün; tende gayret, kalbde nûr.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir nefeslik ürperiş var; sanma her bir zevk huzûr.

Fâilâtünbir · ne · fes · lik— ⏑ — —
Fâilâtünür · pe · riş · var— ⏑ — —
Fâilâtünsan · ma · her · bir— ⏑ — —
Fâilünzevk · hu · zûr— ⏑ —

02Kalbe yerleşsin kesilmez, günle sönmez bir şuûr.

Fâilâtünkal · be · yer · leş— ⏑ — —
Fâilâtünsin · ke · sil · mez— ⏑ — —
Fâilâtüngün · le · sön · mez— ⏑ — —
Fâilünbir · şu · ûr— ⏑ —

03Perde kalksın, kalbe yerleşsin uyanmak her seher;

Fâilâtünper · de · kalk · sın— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · yer · leş— ⏑ — —
Fâilâtünsin · u · yan · mak— ⏑ — —
Fâilünher · se · her— ⏑ —

04Geçti şimşek; kalbe yetmez bir an artmış bin sürûr.

Fâilâtüngeç · ti · şim · şek— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · yet · mez— ⏑ — —
Fâilâtünbir · a · nart · mış— ⏑ — —
Fâilünbin · sü · rûr— ⏑ —

Ulama: an‿artmış

05Şekle sığmaz Zât, hudut yok; her hayâlin sonludur.

Fâilâtünşek · le · sığ · maz— ⏑ — —
Fâilâtünzât · hu · dut · yok— ⏑ — —
Fâilâtünher · ha · yâ · lin— ⏑ — —
Fâilünson · lu · dur— ⏑ —

06Zât'ı resmetmek, hayâlden doğmuş ancak bir zuhûr.

Fâilâtünzâ · tı · res · met— ⏑ — —
Fâilâtünmek · ha · yâl · den— ⏑ — —
Fâilâtündoğ · mu · şan · cak— ⏑ — —
Fâilünbir · zu · hûr— ⏑ —

Ulama: doğmuş‿ancak

07Cezbe gelsin; sen yürürken yolda piş, her gün uyan.

Fâilâtüncez · be · gel · sin— ⏑ — —
Fâilâtünsen · yü · rür · ken— ⏑ — —
Fâilâtünyol · da · piş · her— ⏑ — —
Fâilüngün · u · yan— ⏑ —

08Elde bir hâl, dilde dâvâ; kalbi sarmış bir gurûr.

Fâilâtünel · de · bir · hâl— ⏑ — —
Fâilâtündil · de · dâ · vâ— ⏑ — —
Fâilâtünkal · bi · sar · mış— ⏑ — —
Fâilünbir · gu · rûr— ⏑ —

09Ey Rauf, yâdında sâbit kal; çekilmez yük değil.

Fâilâtüney · ra · ûf · yâ— ⏑ — —
Fâilâtündın · da · sâ · bit— ⏑ — —
Fâilâtünkal · çe · kil · mez— ⏑ — —
Fâilünyük · de · ğil— ⏑ —

10Her işin bir zikre dönsün; tende gayret, kalbde nûr.

Fâilâtünher · i · şin · bir— ⏑ — —
Fâilâtünzik · re · dön · sün— ⏑ — —
Fâilâtünten · de · gay · ret— ⏑ — —
Fâilünkalb · de · nûr— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 6
şuûr
bilinç, farkında oluş
sürûr
sevinç
zuhûr
görünme, ortaya çıkma
yâd
hatırlama, anma
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
zikr
zikir; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Kesintisiz hatırlayış; şekilden ve iddiadan arınma.

Yâd, hatırlamadır. Şiirin aradığı, bir anlık ürperişi büyütmek değil, günlük işlerde de kopmayan bir hatırlayıştır. Görülen bir biçim, Allah’ın zâtı yerine konulmaz.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 27. mektup; s. 45. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç