RAUF’UN DEFTERİ5 BEYİT
AKLINI UYANDIR
Ödev hazır olduğunda, öğrenme de hazır mıdır?
VEZİN
Mef‘ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün
— — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — —
Yazı boyutu
Defter dolu; bir kez de şu irfânı uyandır.
Ekranda cevâb çok; yine insânı uyandır.
Çok süslü ödev geldi; çocuk sustu sorunca.
Ezberle açılmaz; yine sultânı uyandır.
Yol verdi yapay; “Sen de düşün, bul” dedi, sustu.
Zihninde heves yoksa bu sevdânı uyandır.
Her doğru cevâb bilgi mi? Gerçek sana bir sır.
Sormakta yatan gizli bu isyânı uyandır.
İş sende, Rauf; kâğıdı bir rûh gibi sayma.
Hür fikri yaşat; önce şu vicdânı uyandır.
Rauf
KELİMELERKüçük sözlük 3
- İrfân
- Derin kavrayış; bilgiyi anlayışa dönüştürme.
- Sultân
- Hükümdar; burada çocuğun kendi zihnine sahip çıkma kudreti.
- İsyân
- Başkaldırı; burada sorgulamayı bıraktıran alışkanlıklara itiraz.
MANAŞiire dair
“Senin Aklın ve Yapayın Zekâsı”ndan ilhamla: delil, niyet, adâlet, öğrenmek ve insanın kendi hükmü üzerine beş yeni şiir.
İlham: Senin Aklın ve Yapayın Zekâsı — Çocuğun Ödevini Kim Yapıyor?. Kitaptan alıntı değildir.