Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 61. MEKTUP6 BEYİT

Kandili Kime Emanet

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ân · Redif olmasın

Yazı boyutu

Kalbe düşmüş bir heves var; sonra hüsrân olmasın;

Yol sorarken her cevâbın ardı zindân olmasın.

Her tabîb her derdi bilmez; ehli gelsin, derdi aç;

Bir yatışmış ağrı, kalbin derdi pinhân olmasın.

Kâmil insan rehber olsun; dînle tart sen her sözü;

Hak ne söyler, bak; hevesler kalbe sultân olmasın.

Her makâmdan söz duyarsın; sözdür ancak, bil bunu;

Dilde bir söz hâle dönsün; işte noksân olmasın.

Dertle susmuş kalb açılmak ister; anlat, saklama;

Dostla bir bağ kur; emânet, sonra nisyân olmasın.

Ey Rauf, bir dost ararken hakkı rehber bil yeter;

Gönlünün kandîli yansın; sonra tâlân olmasın.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Kalbe düşmüş bir heves var; sonra hüsrân olmasın;

Fâilâtünkal · be · düş · müş— ⏑ — —
Fâilâtünbir · he · ves · var— ⏑ — —
Fâilâtünson · ra · hüs · rân— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

02Yol sorarken her cevâbın ardı zindân olmasın.

Fâilâtünyol · so · rar · ken— ⏑ — —
Fâilâtünher · ce · vâ · bın— ⏑ — —
Fâilâtünar · dı · zin · dân— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

03Her tabîb her derdi bilmez; ehli gelsin, derdi aç;

Fâilâtünher · ta · bîb · her— ⏑ — —
Fâilâtünder · di · bil · mez— ⏑ — —
Fâilâtüneh · li · gel · sin— ⏑ — —
Fâilünder · di · aç— ⏑ —

04Bir yatışmış ağrı, kalbin derdi pinhân olmasın.

Fâilâtünbir · ya · tış · mış— ⏑ — —
Fâilâtünağ · rı · kal · bin— ⏑ — —
Fâilâtünder · di · pin · hân— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

05Kâmil insan rehber olsun; dînle tart sen her sözü;

Fâilâtünkâ · mi · lin · san— ⏑ — —
Fâilâtünreh · be · rol · sun— ⏑ — —
Fâilâtündîn · le · tart · sen— ⏑ — —
Fâilünher · sö · zü— ⏑ —

Ulama: Kâmil‿insan, rehber‿olsun · Son açık hece, mısra sonunda uzun.

06Hak ne söyler, bak; hevesler kalbe sultân olmasın.

Fâilâtünhak · ne · söy · ler— ⏑ — —
Fâilâtünbak · he · ves · ler— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · sul · tân— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

07Her makâmdan söz duyarsın; sözdür ancak, bil bunu;

Fâilâtünher · ma · kâm · dan— ⏑ — —
Fâilâtünsöz · du · yar · sın— ⏑ — —
Fâilâtünsöz · dü · ran · cak— ⏑ — —
Fâilünbil · bu · nu— ⏑ —

Ulama: sözdür‿ancak · Son açık hece, mısra sonunda uzun.

08Dilde bir söz hâle dönsün; işte noksân olmasın.

Fâilâtündil · de · bir · söz— ⏑ — —
Fâilâtünhâ · le · dön · sün— ⏑ — —
Fâilâtüniş · te · nok · sân— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

09Dertle susmuş kalb açılmak ister; anlat, saklama;

Fâilâtündert · le · sus · muş— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · a · çıl · mak— ⏑ — —
Fâilâtünis · te · ran · lat— ⏑ — —
Fâilünsak · la · ma— ⏑ —

Ulama: ister‿anlat · Son açık hece, mısra sonunda uzun.

10Dostla bir bağ kur; emânet, sonra nisyân olmasın.

Fâilâtündost · la · bir · bağ— ⏑ — —
Fâilâtünkur · e · mâ · net— ⏑ — —
Fâilâtünson · ra · nis · yân— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —

11Ey Rauf, bir dost ararken hakkı rehber bil yeter;

Fâilâtüney · ra · ûf · bir— ⏑ — —
Fâilâtündost · a · rar · ken— ⏑ — —
Fâilâtünhak · kı · reh · ber— ⏑ — —
Fâilünbil · ye · ter— ⏑ —

12Gönlünün kandîli yansın; sonra tâlân olmasın.

Fâilâtüngön · lü · nün · kan— ⏑ — —
Fâilâtündî · li · yan · sın— ⏑ — —
Fâilâtünson · ra · tâ · lân— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sın— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 6
kâmil
olgun, yetkin
nisyân
unutma
pinhân
gizli
kandîl
kandil, ışık kaynağı
tâlân
yağmalanma, dağılma
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Talebi korumak, ehil rehber aramak ve geçici rahatlığı olgunluk sanmamak.

Tabip benzetmesi uzmanlık ve ehliyet içindir; tıbbî tedavi önerisi değildir. Rehberlik iddiası, sırf güçlü söz veya rüyayla doğrulanmaz. Sohbet ve haberleşme, ilim ve dinî ölçüyle birlikte düşünülür; körü körüne bir kişiye teslimiyet öğütlenmez.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 61. mektup; s. 98 – 99. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç