Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 24. MEKTUP6 BEYİT

Sevdiğinle

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ân · Redif için

Yazı boyutu

Kalbe bir tek sevgi sığsın; sen çekil cânân için.

Lutfu sev, lâkin ibâdet yapma yalnız şân için.

Çarşı dolmuş, bin ses olmuş; kalbe sessiz bir yol aç;

Elde bir iş, kalbde zikrin; gitme sırf ihsân için.

Mal da geçsin, taht da gitsin; kalbde kim var, bir düşün;

Nefsi maksat tutma; kork, sev; hepsi bir rızvân için.

Gül de gelsin, taş da yağsın; kalbe düşsün bir sükûn;

Cennet ummak, nârdan ürkmek; hepsi bir fermân için.

Vecde dalmak son değildir; halka dön, bir el uzat.

Dön de rehber ol, uyandır; kalbe gir insân için.

Ey Rauf, sevgin ne bekler? Kalbe sor, al bir cevâb.

Maksadın Hak; derde sabret; olma kul dermân için.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Kalbe bir tek sevgi sığsın; sen çekil cânân için.

Fâilâtünkal · be · bir · tek— ⏑ — —
Fâilâtünsev · gi · sığ · sın— ⏑ — —
Fâilâtünsen · çe · kil · câ— ⏑ — —
Fâilünnân · i · çin— ⏑ —

02Lutfu sev, lâkin ibâdet yapma yalnız şân için.

Fâilâtünlut · fu · sev · lâ— ⏑ — —
Fâilâtünkin · i · bâ · det— ⏑ — —
Fâilâtünyap · ma · yal · nız— ⏑ — —
Fâilünşân · i · çin— ⏑ —

03Çarşı dolmuş, bin ses olmuş; kalbe sessiz bir yol aç;

Fâilâtünçar · şı · dol · muş— ⏑ — —
Fâilâtünbin · se · sol · muş— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · ses · siz— ⏑ — —
Fâilünbir · yo · laç— ⏑ —

Ulama: ses‿olmuş, yol‿aç

04Elde bir iş, kalbde zikrin; gitme sırf ihsân için.

Fâilâtünel · de · bir · iş— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · de · zik · rin— ⏑ — —
Fâilâtüngit · me · sırf · ih— ⏑ — —
Fâilünsân · i · çin— ⏑ —

05Mal da geçsin, taht da gitsin; kalbde kim var, bir düşün;

Fâilâtünmal · da · geç · sin— ⏑ — —
Fâilâtüntaht · da · git · sin— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · de · kim · var— ⏑ — —
Fâilünbir · dü · şün— ⏑ —

06Nefsi maksat tutma; kork, sev; hepsi bir rızvân için.

Fâilâtünnef · si · mak · sat— ⏑ — —
Fâilâtüntut · ma · kork · sev— ⏑ — —
Fâilâtünhep · si · bir · rız— ⏑ — —
Fâilünvân · i · çin— ⏑ —

07Gül de gelsin, taş da yağsın; kalbe düşsün bir sükûn;

Fâilâtüngül · de · gel · sin— ⏑ — —
Fâilâtüntaş · da · yağ · sın— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · düş · sün— ⏑ — —
Fâilünbir · sü · kûn— ⏑ —

08Cennet ummak, nârdan ürkmek; hepsi bir fermân için.

Fâilâtüncen · ne · tum · mak— ⏑ — —
Fâilâtünnâr · da · nürk · mek— ⏑ — —
Fâilâtünhep · si · bir · fer— ⏑ — —
Fâilünmân · i · çin— ⏑ —

Ulama: Cennet‿ummak, nârdan‿ürkmek

09Vecde dalmak son değildir; halka dön, bir el uzat.

Fâilâtünvec · de · dal · mak— ⏑ — —
Fâilâtünson · de · ğil · dir— ⏑ — —
Fâilâtünhal · ka · dön · bir— ⏑ — —
Fâilünel · u · zat— ⏑ —

10Dön de rehber ol, uyandır; kalbe gir insân için.

Fâilâtündön · de · reh · ber— ⏑ — —
Fâilâtünol · u · yan · dır— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · gir · in— ⏑ — —
Fâilünsân · i · çin— ⏑ —

11Ey Rauf, sevgin ne bekler? Kalbe sor, al bir cevâb.

Fâilâtüney · ra · ûf · sev— ⏑ — —
Fâilâtüngin · ne · bek · ler— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · sor · al— ⏑ — —
Fâilünbir · ce · vâb— ⏑ —

12Maksadın Hak; derde sabret; olma kul dermân için.

Fâilâtünmak · sa · dın · hak— ⏑ — —
Fâilâtünder · de · sab · ret— ⏑ — —
Fâilâtünol · ma · kul · der— ⏑ — —
Fâilünmân · i · çin— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 9
cânân
sevgili; bazı gazellerde ilâhî muhabbetin mecazı
ihsân
iyilik, bağış
rızvân
Allah’ın rızası
sükûn
dinginlik
vecd
manevî coşku
nâr
ateş; bağlamına göre aşk ateşi veya cehennem ateşi
nân
ekmek
halk
yaratma; âlem-i halk, yaratılışın maddî yönü
zikr
zikir; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Menfaatsiz sevgi; içte zikir, dışta hizmet.

Cânân burada ilâhî muhabbetin şiir dilidir. Sevginin menfaate indirgenmemesi, başka insanları sevmemek demek değildir. “Taş” imtihanı temsil eder; kötülüğü onaylama veya tehlike arama çağrısı değildir.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 24. mektup; s. 42. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç