Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 58. MEKTUP7 BEYİT

Yedi Eşik

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ân · Redif canlanır

Yazı boyutu

Tenle nefsin ardı kalbdir; rûhta meydân canlanır;

Sır, hafî, ahfâ; derinliklerde ummân canlanır.

İsm sayıp geçmekle olmaz; her eşik bir ders açar;

Benlik incelsin, çözülsün; özde irfân canlanır.

Halk u emrin her nişânından gönül bir ders alır;

Bir avuç topraktan olmuş; tende imkân canlanır.

Nefsi aşmak, Hak'la bir olmak değildir; kul kalır;

“Ben” diyen ses sussun artık; kulda erkân canlanır.

Son duraktan bir nesîm var; ilk nişândır, son değil;

Müjde son menzil değildir; yolda ihsân canlanır.

Sohbetin ilk yıldızından feyz alırken, yol gözet;

Mustafâ'nın sünnetinden kalbde burhân canlanır.

Ey Rauf, bir yol seçilmiş; git, emek ver, yılma sen;

Her adım bir hizmet olsun; kalbde rızvân canlanır.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Tenle nefsin ardı kalbdir; rûhta meydân canlanır;

Fâilâtünten · le · nef · sin— ⏑ — —
Fâilâtünar · dı · kalb · dir— ⏑ — —
Fâilâtünrûh · ta · mey · dân— ⏑ — —
Fâilüncan · la · nır— ⏑ —

02Sır, hafî, ahfâ; derinliklerde ummân canlanır.

Fâilâtünsır · ha · fî · ah— ⏑ — —
Fâilâtünfâ · de · rin · lik— ⏑ — —
Fâilâtünler · de · um · mân— ⏑ — —
Fâilüncan · la · nır— ⏑ —

03İsm sayıp geçmekle olmaz; her eşik bir ders açar;

Fâilâtünism · sa · yıp · geç— ⏑ — —
Fâilâtünmek · le · ol · maz— ⏑ — —
Fâilâtünher · e · şik · bir— ⏑ — —
Fâilünders · a · çar— ⏑ —

04Benlik incelsin, çözülsün; özde irfân canlanır.

Fâilâtünben · li · kin · cel— ⏑ — —
Fâilâtünsin · çö · zül · sün— ⏑ — —
Fâilâtünöz · de · ir · fân— ⏑ — —
Fâilüncan · la · nır— ⏑ —

Ulama: Benlik‿incelsin

05Halk u emrin her nişânından gönül bir ders alır;

Fâilâtünhalk · u · em · rin— ⏑ — —
Fâilâtünher · ni · şâ · nın— ⏑ — —
Fâilâtündan · gö · nül · bir— ⏑ — —
Fâilünders · a · lır— ⏑ —

06Bir avuç topraktan olmuş; tende imkân canlanır.

Fâilâtünbir · a · vuç · top— ⏑ — —
Fâilâtünrak · ta · nol · muş— ⏑ — —
Fâilâtünten · de · im · kân— ⏑ — —
Fâilüncan · la · nır— ⏑ —

Ulama: topraktan‿olmuş

07Nefsi aşmak, Hak'la bir olmak değildir; kul kalır;

Fâilâtünnef · si · aş · mak— ⏑ — —
Fâilâtünhak · la · bir · ol— ⏑ — —
Fâilâtünmak · de · ğil · dir— ⏑ — —
Fâilünkul · ka · lır— ⏑ —

08“Ben” diyen ses sussun artık; kulda erkân canlanır.

Fâilâtünben · di · yen · ses— ⏑ — —
Fâilâtünsus · su · nar · tık— ⏑ — —
Fâilâtünkul · da · er · kân— ⏑ — —
Fâilüncan · la · nır— ⏑ —

Ulama: sussun‿artık

09Son duraktan bir nesîm var; ilk nişândır, son değil;

Fâilâtünson · du · rak · tan— ⏑ — —
Fâilâtünbir · ne · sîm · var— ⏑ — —
Fâilâtünilk · ni · şân · dır— ⏑ — —
Fâilünson · de · ğil— ⏑ —

10Müjde son menzil değildir; yolda ihsân canlanır.

Fâilâtünmüj · de · son · men— ⏑ — —
Fâilâtünzil · de · ğil · dir— ⏑ — —
Fâilâtünyol · da · ih · sân— ⏑ — —
Fâilüncan · la · nır— ⏑ —

11Sohbetin ilk yıldızından feyz alırken, yol gözet;

Fâilâtünsoh · be · tin · ilk— ⏑ — —
Fâilâtünyıl · dı · zın · dan— ⏑ — —
Fâilâtünfeyz · a · lır · ken— ⏑ — —
Fâilünyol · gö · zet— ⏑ —

12Mustafâ'nın sünnetinden kalbde burhân canlanır.

Fâilâtünmus · ta · fâ · nın— ⏑ — —
Fâilâtünsün · ne · tin · den— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · de · bur · hân— ⏑ — —
Fâilüncan · la · nır— ⏑ —

13Ey Rauf, bir yol seçilmiş; git, emek ver, yılma sen;

Fâilâtüney · ra · ûf · bir— ⏑ — —
Fâilâtünyol · se · çil · miş— ⏑ — —
Fâilâtüngit · e · mek · ver— ⏑ — —
Fâilünyıl · ma · sen— ⏑ —

14Her adım bir hizmet olsun; kalbde rızvân canlanır.

Fâilâtünher · a · dım · bir— ⏑ — —
Fâilâtünhiz · me · tol · sun— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · de · rız · vân— ⏑ — —
Fâilüncan · la · nır— ⏑ —

Ulama: hizmet‿olsun

KELİMELERKüçük sözlük 10
hafî
gizli; bir latîfenin adı
ahfâ
en gizli; bir latîfenin adı
rızvân
Allah’ın rızası
irfân
derin bilgi ve kalbî idrak
erkân
esaslar, usuller
nesîm
hafif esinti
halk
yaratma; âlem-i halk, yaratılışın maddî yönü
emr
buyruk; âlem-i emr, tasavvufî bağlamda manevî yön
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
ism
isim; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Yedi latife; iç ve dışın terbiyesi, başta duyulan son menzil işaretini son sanmamak.

Ten ve nefis ile kalb, ruh, sır, hafî ve ahfâ tasavvufî çerçevede anılır; bunlar tıbbî organ veya ölçülmüş enerji iddiası değildir. Sonun başlangıçtaki işareti bir müjdedir, tamamlanmış yol değildir. Fenâ Allah ile birleşme olarak yorumlanmaz.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 58. mektup; s. 93 – 94. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç