Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 44. MEKTUP6 BEYİT

Şiirin Şerefi

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -âr · Redif olur

Yazı boyutu

Yâ Resûl, isminle solmuş bir gönül gülzâr olur;

Söz senin nâmınla yükselsin; o söz bir yâr olur.

Bir yetîm, şefkatle okşanmış; o elden iz ara;

Na‘t yazıp kibrinle şişsen, dilde boş tekrâr olur.

Bir livâ altında ümmet merhamet ummaktadır;

Lutfu Hak'tan bilmeyen âşık nasıl bîdâr olur?

Soyla şiştin, kökle şiştin; dalda meyven var mı, bak;

Dal ne vermiş? Kökte kalmış iz, nasıl bir kâr olur?

Gârda îmân saklayan gençler, karanlıktan geçer;

Dar zaman, bir doğru söz var; bir duruş ikrâr olur.

Ey Rauf, gel, övdüğün ahlâkı bir kez sen yaşat;

Övgü hizmetten uzakken, işte söz bir bâr olur.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Yâ Resûl, isminle solmuş bir gönül gülzâr olur;

Fâilâtünyâ · re · sûl · is— ⏑ — —
Fâilâtünmin · le · sol · muş— ⏑ — —
Fâilâtünbir · gö · nül · gül— ⏑ — —
Fâilünzâr · o · lur— ⏑ —

02Söz senin nâmınla yükselsin; o söz bir yâr olur.

Fâilâtünsöz · se · nin · nâ— ⏑ — —
Fâilâtünmın · la · yük · sel— ⏑ — —
Fâilâtünsin · o · söz · bir— ⏑ — —
Fâilünyâr · o · lur— ⏑ —

03Bir yetîm, şefkatle okşanmış; o elden iz ara;

Fâilâtünbir · ye · tîm · şef— ⏑ — —
Fâilâtünkat · le · ok · şan— ⏑ — —
Fâilâtünmış · o · el · den— ⏑ — —
Fâilüniz · a · ra— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

04Na‘t yazıp kibrinle şişsen, dilde boş tekrâr olur.

Fâilâtünnaʿt · ya · zıp · kib— ⏑ — —
Fâilâtünrin · le · şiş · sen— ⏑ — —
Fâilâtündil · de · boş · tek— ⏑ — —
Fâilünrâr · o · lur— ⏑ —

05Bir livâ altında ümmet merhamet ummaktadır;

Fâilâtünbir · li · vâ · al— ⏑ — —
Fâilâtüntın · da · üm · met— ⏑ — —
Fâilâtünmer · ha · met · um— ⏑ — —
Fâilünmak · ta · dır— ⏑ —

06Lutfu Hak'tan bilmeyen âşık nasıl bîdâr olur?

Fâilâtünlut · fu · hak · tan— ⏑ — —
Fâilâtünbil · me · yen · â— ⏑ — —
Fâilâtünşık · na · sıl · bî— ⏑ — —
Fâilündâr · o · lur— ⏑ —

07Soyla şiştin, kökle şiştin; dalda meyven var mı, bak;

Fâilâtünsoy · la · şiş · tin— ⏑ — —
Fâilâtünkök · le · şiş · tin— ⏑ — —
Fâilâtündal · da · mey · ven— ⏑ — —
Fâilünvar · mı · bak— ⏑ —

08Dal ne vermiş? Kökte kalmış iz, nasıl bir kâr olur?

Fâilâtündal · ne · ver · miş— ⏑ — —
Fâilâtünkök · te · kal · mış— ⏑ — —
Fâilâtüniz · na · sıl · bir— ⏑ — —
Fâilünkâr · o · lur— ⏑ —

09Gârda îmân saklayan gençler, karanlıktan geçer;

Fâilâtüngâr · da · î · mân— ⏑ — —
Fâilâtünsak · la · yan · genç— ⏑ — —
Fâilâtünler · ka · ran · lık— ⏑ — —
Fâilüntan · ge · çer— ⏑ —

10Dar zaman, bir doğru söz var; bir duruş ikrâr olur.

Fâilâtündar · za · man · bir— ⏑ — —
Fâilâtündoğ · ru · söz · var— ⏑ — —
Fâilâtünbir · du · ruş · ik— ⏑ — —
Fâilünrâr · o · lur— ⏑ —

11Ey Rauf, gel, övdüğün ahlâkı bir kez sen yaşat;

Fâilâtüney · ra · ûf · gel— ⏑ — —
Fâilâtünöv · dü · ğün · ah— ⏑ — —
Fâilâtünlâ · kı · bir · kez— ⏑ — —
Fâilünsen · ya · şat— ⏑ —

12Övgü hizmetten uzakken, işte söz bir bâr olur.

Fâilâtünöv · gü · hiz · met— ⏑ — —
Fâilâtünten · u · zak · ken— ⏑ — —
Fâilâtüniş · te · söz · bir— ⏑ — —
Fâilünbâr · o · lur— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 11
nâm
ad
na‘t
Hazret-i Peygamber’i öven şiir
livâ
sancak
bâr
yük
gülzâr
gül bahçesi
bîdâr
uyanık
gâr
mağara
ikrâr
kabulü dile getirme
îmân
inanç
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
ism
isim; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Peygamber sevgisi; övgünün şiiri değerli kılması ve ahlâka dönüşmesi.

Hitap Resûlullah’adır. Na‘t, şairin övünme vesilesi değil, sözünü ve yaşayışını güzelleştirme çabasıdır. Livâ ümmete dair ümidi, mağara ise zor şartlarda korunan sadakati temsil eder; şiir bir şefaat garantisi vermez.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 44. mektup; s. 75 – 76. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç