Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 42. MEKTUP5 BEYİT

Pasın Altındaki Ayna

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -âr · Redif kalmasın

Yazı boyutu

Pas silinsin; kalb açılsın, gizli ağyâr kalmasın;

Bir cilâ çek; kalbinin tahtında bâzâr kalmasın.

Her heves bir iz bırakmış, gün geçer, bir iz daha;

Her ne parlatmışsa nefsin, onda ısrâr kalmasın.

Sünnetin ardınca git, gönlünde yağmur çağlasın;

Dalların gülsün, derin köklerde âzâr kalmasın.

Bir yalan sussun dilinden; kalbde saklanmış mı, bak;

Dilde doğrul; kalbe çökmüş eğri efkâr kalmasın.

Her sabah bir iz silinsin; bitmesin hiç gayretin;

Ey Rauf, her gün silinsin, kalbde jengâr kalmasın.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Pas silinsin; kalb açılsın, gizli ağyâr kalmasın;

Fâilâtünpas · si · lin · sin— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · a · çıl · sın— ⏑ — —
Fâilâtüngiz · li · ağ · yâr— ⏑ — —
Fâilünkal · ma · sın— ⏑ —

02Bir cilâ çek; kalbinin tahtında bâzâr kalmasın.

Fâilâtünbir · ci · lâ · çek— ⏑ — —
Fâilâtünkal · bi · nin · tah— ⏑ — —
Fâilâtüntın · da · bâ · zâr— ⏑ — —
Fâilünkal · ma · sın— ⏑ —

03Her heves bir iz bırakmış, gün geçer, bir iz daha;

Fâilâtünher · he · ves · bir— ⏑ — —
Fâilâtüniz · bı · rak · mış— ⏑ — —
Fâilâtüngün · ge · çer · bir— ⏑ — —
Fâilüniz · da · ha— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

04Her ne parlatmışsa nefsin, onda ısrâr kalmasın.

Fâilâtünher · ne · par · lat— ⏑ — —
Fâilâtünmış · sa · nef · sin— ⏑ — —
Fâilâtünon · da · ıs · râr— ⏑ — —
Fâilünkal · ma · sın— ⏑ —

05Sünnetin ardınca git, gönlünde yağmur çağlasın;

Fâilâtünsün · ne · tin · ar— ⏑ — —
Fâilâtündın · ca · git · gön— ⏑ — —
Fâilâtünlün · de · yağ · mur— ⏑ — —
Fâilünçağ · la · sın— ⏑ —

06Dalların gülsün, derin köklerde âzâr kalmasın.

Fâilâtündal · la · rın · gül— ⏑ — —
Fâilâtünsün · de · rin · kök— ⏑ — —
Fâilâtünler · de · â · zâr— ⏑ — —
Fâilünkal · ma · sın— ⏑ —

07Bir yalan sussun dilinden; kalbde saklanmış mı, bak;

Fâilâtünbir · ya · lan · sus— ⏑ — —
Fâilâtünsun · di · lin · den— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · de · sak · lan— ⏑ — —
Fâilünmış · mı · bak— ⏑ —

08Dilde doğrul; kalbe çökmüş eğri efkâr kalmasın.

Fâilâtündil · de · doğ · rul— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · çök · müş— ⏑ — —
Fâilâtüneğ · ri · ef · kâr— ⏑ — —
Fâilünkal · ma · sın— ⏑ —

09Her sabah bir iz silinsin; bitmesin hiç gayretin;

Fâilâtünher · sa · bah · bir— ⏑ — —
Fâilâtüniz · si · lin · sin— ⏑ — —
Fâilâtünbit · me · sin · hiç— ⏑ — —
Fâilüngay · re · tin— ⏑ —

10Ey Rauf, her gün silinsin, kalbde jengâr kalmasın.

Fâilâtüney · ra · ûf · her— ⏑ — —
Fâilâtüngün · si · lin · sin— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · de · jen · gâr— ⏑ — —
Fâilünkal · ma · sın— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 6
ağyâr
başkaları; burada gönlü asıl maksattan uzaklaştıran bağlılıklar
bâzâr
pazar
âzâr
incitme, eziyet
jengâr
pas
efkâr
düşünceler
gâr
mağara
MANAMektupla bağı ve kaynak

Kalbin pasını temizlemek; sünnetin günlük hayata yerleşmesi.

Ayna ve pas, kalbi asıl maksadından uzaklaştıran bağlılıkların mecazıdır. Ağyârdan arınmak, aileyi veya insanları sevmemek değildir. Cilâ tek seferlik bir coşkuya değil, sürdürülmüş bir yaşayışa dönüşür.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 42. mektup; s. 71 – 72. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç