Mürekkebin Niyeti
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —
Kafiye -îr · Redif yok
İlm ü şöhret bir değil; bil, kalbe hükmet, ey vezîr.
İlmi satmak, altun etmez; mâla tutsak dil fakîr.
Taşta kuvvet, elde âteş; taş soğuktur, ey gönül.
İlmin olmuş halka meş‘al; sen de mahkûm bir esîr.
Bilmiyordum der de sıyrılmak kolay; bir kez düşün;
Saklı niyyetten, gönülden, her emelden Hak habîr.
Va‘z ü dersin, yazdığın her bir satır, kârın değil;
Nâmı sil; alkış da sussun, kalbe bak, gör; ol basîr.
Ehl-i ilmin gönlü dünyâdan azâd olsun bugün;
Bir nebîden kalma mîrâs, her hazînenden kebîr.
Ey Rauf, çarşında zikrin sönmesin; gündüz de an;
Mâla hükmet, kalbde zikrin; halka nûr ver, ol münîr.
AHENKTef‘ileleri göster
⏑ kısa — uzun ‿ ulama
01İlm ü şöhret bir değil; bil, kalbe hükmet, ey vezîr.
02İlmi satmak, altun etmez; mâla tutsak dil fakîr.
Ulama: altun‿etmez
03Taşta kuvvet, elde âteş; taş soğuktur, ey gönül.
04İlmin olmuş halka meş‘al; sen de mahkûm bir esîr.
Ulama: İlmin‿olmuş
05Bilmiyordum der de sıyrılmak kolay; bir kez düşün;
06Saklı niyyetten, gönülden, her emelden Hak habîr.
07Va‘z ü dersin, yazdığın her bir satır, kârın değil;
08Nâmı sil; alkış da sussun, kalbe bak, gör; ol basîr.
09Ehl-i ilmin gönlü dünyâdan azâd olsun bugün;
10Bir nebîden kalma mîrâs, her hazînenden kebîr.
11Ey Rauf, çarşında zikrin sönmesin; gündüz de an;
12Mâla hükmet, kalbde zikrin; halka nûr ver, ol münîr.
KELİMELERKüçük sözlük 14
- vezîr
- yüksek makam sahibi
- dil
- gönül
- habîr
- haberdar, bilen
- basîr
- gören, kavrayan
- kebîr
- büyük
- fakîr
- muhtaç
- yâd
- hatırlama, anma
- meş‘al
- meşale
- münîr
- aydınlatan
- mîrâs
- devralınan değer ve sorumluluk
- halk
- yaratma; âlem-i halk, yaratılışın maddî yönü
- ilm
- ilim; klasik tek heceli söyleyiş
- zikr
- zikir; klasik tek heceli söyleyiş
- hükm
- hüküm; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak
İlimde niyet; şöhretten uzaklaşmak, bilgiyi yaşamak.
Eleştiri geçim kazanmak veya ücretli öğretmek değil, ilmi sırf makam ve şöhret için kullanmaktır. Çakmaktaşı, başkasını aydınlatırken kendi içinde soğuk kalmanın mecazıdır.
Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 33. mektup; s. 58. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗
Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.