Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 60. MEKTUP5 BEYİT

Sönmeyen Hatır

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Mef‘ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün

— — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — —

Kafiye -ân · Redif yok

Yazı boyutu

Her işte anılsın, silinip gitmesin îmân;

Kalbinde duran zikre eşik olsun o dükkân.

Aklın işi dursun deme; engelleri kaldır;

Bir fikr ile bir perdeyi aç, anla bu burhân.

Başlarken o kalbin dağılır; dön de toparlan;

Bir gün yol alır, kendiliğinden yürür irfân.

Bir hâle eren kimse de takvîm olamaz ki;

Gün saymayı terk et; güne sığmaz nice rızvân.

Yaz şimdi, Rauf; ömrüne bir zikr ile yol aç;

İş gör, çocuğun derdini duy; işte bu insân.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Her işte anılsın, silinip gitmesin îmân;

Mef‘ûlüher · iş · te— — ⏑
Mefâîlüa · nıl · sın · si⏑ — — ⏑
Mefâîlüli · nip · git · me⏑ — — ⏑
Feûlünsi · nî · mân⏑ — —

Ulama: gitmesin‿îmân

02Kalbinde duran zikre eşik olsun o dükkân.

Mef‘ûlükal · bin · de— — ⏑
Mefâîlüdu · ran · zik · re⏑ — — ⏑
Mefâîlüe · şik · ol · su⏑ — — ⏑
Feûlünno · dük · kân⏑ — —

Ulama: olsun‿o

03Aklın işi dursun deme; engelleri kaldır;

Mef‘ûlüak · lın · i— — ⏑
Mefâîlüşi · dur · sun · de⏑ — — ⏑
Mefâîlüme · en · gel · le⏑ — — ⏑
Feûlünri · kal · dır⏑ — —

04Bir fikr ile bir perdeyi aç, anla bu burhân.

Mef‘ûlübir · fikr · i— — ⏑
Mefâîlüle · bir · per · de⏑ — — ⏑
Mefâîlüyi · aç · an · la⏑ — — ⏑
Feûlünbu · bur · hân⏑ — —

05Başlarken o kalbin dağılır; dön de toparlan;

Mef‘ûlübaş · lar · ke— — ⏑
Mefâîlüno · kal · bin · da⏑ — — ⏑
Mefâîlüğı · lır · dön · de⏑ — — ⏑
Feûlünto · par · lan⏑ — —

Ulama: Başlarken‿o

06Bir gün yol alır, kendiliğinden yürür irfân.

Mef‘ûlübir · gün · yo— — ⏑
Mefâîlüla · lır · ken · di⏑ — — ⏑
Mefâîlüli · ğin · den · yü⏑ — — ⏑
Feûlünrü · rir · fân⏑ — —

Ulama: yol‿alır, yürür‿irfân

07Bir hâle eren kimse de takvîm olamaz ki;

Mef‘ûlübir · hâ · le— — ⏑
Mefâîlüe · ren · kim · se⏑ — — ⏑
Mefâîlüde · tak · vîm · o⏑ — — ⏑
Feûlünla · maz · ki⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

08Gün saymayı terk et; güne sığmaz nice rızvân.

Mef‘ûlügün · say · ma— — ⏑
Mefâîlüyı · terk · et · gü⏑ — — ⏑
Mefâîlüne · sığ · maz · ni⏑ — — ⏑
Feûlünce · rız · vân⏑ — —

09Yaz şimdi, Rauf; ömrüne bir zikr ile yol aç;

Mef‘ûlüyaz · şim · di— — ⏑
Mefâîlüra · ûf · öm · rü⏑ — — ⏑
Mefâîlüne · bir · zikr · i⏑ — — ⏑
Feûlünle · yol · aç⏑ — —

10İş gör, çocuğun derdini duy; işte bu insân.

Mef‘ûlüiş · gör · ço— — ⏑
Mefâîlücu · ğun · der · di⏑ — — ⏑
Mefâîlüni · duy · iş · te⏑ — — ⏑
Feûlünbu · in · sân⏑ — —
KELİMELERKüçük sözlük 5
zikr
zikir; klasik tek heceli söyleyiş
irfân
derin bilgi ve kalbî idrak
rızvân
Allah’ın rızası
îmân
inanç
fikr
fikir; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Kesilmeyen hatırlayış; düşünceyi değil, kalbi maksadından koparan engeli gidermek.

Dükkân ve çocuk, zikrin gündelik sorumluluklarla bağını gösterir. Zihnin çalışması kötülenmez. Bir kişinin manevî tecrübesi herkese uygulanacak takvim değildir; kırk günlük veya başka bir kesin sonuç vaadi kurulmaz.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 60. mektup; s. 97. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç