Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 70. MEKTUP7 BEYİT

Aynanın İki Yüzü

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ân · Redif olur

Yazı boyutu

Bir avuç toprakta bin âlem; bu sır bir cân olur;

Kalbe hırs doldukça ummân, bir büyük zindân olur.

Halk u emrin her birinden sende bin sır birleşir;

Bir heves bin bağ örerken kalbe bir hüsrân olur.

Kalbe sığmak: yer değildir, söz mecâzdır, bil bunu;

Şekle sığmaz, misli yoktur; böyle bir îmân olur.

Bağ çözülmez sanmak olmaz; bir düğüm çöz, başla sen;

Bir zekât ver, hırsın eksilsin; işin ihsân olur.

Lokma kuvvet, örtü ni‘met; kulluğundur niyyetin;

Bir helâl iş, Hakk’a yönlenmişse bir rızvân olur.

Sünnetin ardınca git, âlim seçerken hâle bak;

Düştüğün yerden çıkarsın, kalbe bir iz‘ân olur.

Ey Rauf, bir defterin var, elli mektûbun sesi;

Bir nasîhat işte kök salmışsa bir irfân olur.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir avuç toprakta bin âlem; bu sır bir cân olur;

Fâilâtünbir · a · vuç · top— ⏑ — —
Fâilâtünrak · ta · bin · â— ⏑ — —
Fâilâtünlem · bu · sır · bir— ⏑ — —
Fâilüncân · o · lur— ⏑ —

02Kalbe hırs doldukça ummân, bir büyük zindân olur.

Fâilâtünkal · be · hırs · dol— ⏑ — —
Fâilâtünduk · ça · um · mân— ⏑ — —
Fâilâtünbir · bü · yük · zin— ⏑ — —
Fâilündân · o · lur— ⏑ —

03Halk u emrin her birinden sende bin sır birleşir;

Fâilâtünhalk · u · em · rin— ⏑ — —
Fâilâtünher · bi · rin · den— ⏑ — —
Fâilâtünsen · de · bin · sır— ⏑ — —
Fâilünbir · le · şir— ⏑ —

04Bir heves bin bağ örerken kalbe bir hüsrân olur.

Fâilâtünbir · he · ves · bin— ⏑ — —
Fâilâtünbağ · ö · rer · ken— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · hüs— ⏑ — —
Fâilünrân · o · lur— ⏑ —

05Kalbe sığmak: yer değildir, söz mecâzdır, bil bunu;

Fâilâtünkal · be · sığ · mak— ⏑ — —
Fâilâtünyer · de · ğil · dir— ⏑ — —
Fâilâtünsöz · me · câz · dır— ⏑ — —
Fâilünbil · bu · nu— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

06Şekle sığmaz, misli yoktur; böyle bir îmân olur.

Fâilâtünşek · le · sığ · maz— ⏑ — —
Fâilâtünmis · li · yok · tur— ⏑ — —
Fâilâtünböy · le · bir · î— ⏑ — —
Fâilünmân · o · lur— ⏑ —

07Bağ çözülmez sanmak olmaz; bir düğüm çöz, başla sen;

Fâilâtünbağ · çö · zül · mez— ⏑ — —
Fâilâtünsan · ma · kol · maz— ⏑ — —
Fâilâtünbir · dü · ğüm · çöz— ⏑ — —
Fâilünbaş · la · sen— ⏑ —

Ulama: sanmak‿olmaz

08Bir zekât ver, hırsın eksilsin; işin ihsân olur.

Fâilâtünbir · ze · kât · ver— ⏑ — —
Fâilâtünhır · sı · nek · sil— ⏑ — —
Fâilâtünsin · i · şin · ih— ⏑ — —
Fâilünsân · o · lur— ⏑ —

Ulama: hırsın‿eksilsin

09Lokma kuvvet, örtü ni‘met; kulluğundur niyyetin;

Fâilâtünlok · ma · kuv · vet— ⏑ — —
Fâilâtünör · tü · niʿ · met— ⏑ — —
Fâilâtünkul · lu · ğun · dur— ⏑ — —
Fâilünniy · ye · tin— ⏑ —

10Bir helâl iş, Hakk’a yönlenmişse bir rızvân olur.

Fâilâtünbir · he · lâl · iş— ⏑ — —
Fâilâtünhak · ka · yön · len— ⏑ — —
Fâilâtünmiş · se · bir · rız— ⏑ — —
Fâilünvân · o · lur— ⏑ —

11Sünnetin ardınca git, âlim seçerken hâle bak;

Fâilâtünsün · ne · tin · ar— ⏑ — —
Fâilâtündın · ca · git · â— ⏑ — —
Fâilâtünlim · se · çer · ken— ⏑ — —
Fâilünhâ · le · bak— ⏑ —

12Düştüğün yerden çıkarsın, kalbe bir iz‘ân olur.

Fâilâtündüş · tü · ğün · yer— ⏑ — —
Fâilâtünden · çı · kar · sın— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · iz— ⏑ — —
Fâilünʿân · o · lur— ⏑ —

13Ey Rauf, bir defterin var, elli mektûbun sesi;

Fâilâtüney · ra · ûf · bir— ⏑ — —
Fâilâtündef · te · rin · var— ⏑ — —
Fâilâtünel · li · mek · tû— ⏑ — —
Fâilünbun · se · si— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

14Bir nasîhat işte kök salmışsa bir irfân olur.

Fâilâtünbir · na · sî · hat— ⏑ — —
Fâilâtüniş · te · kök · sal— ⏑ — —
Fâilâtünmış · sa · bir · ir— ⏑ — —
Fâilünfân · o · lur— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 7
ni‘met
verilmiş iyilik, lütuf
rızvân
Allah’ın rızası
iz‘ân
anlayış ve kabul
irfân
derin bilgi ve kalbî idrak
halk
yaratma; âlem-i halk, yaratılışın maddî yönü
emr
buyruk; âlem-i emr, tasavvufî bağlamda manevî yön
îmân
inanç
MANAMektupla bağı ve kaynak

İnsanın iki yönlü imkânı; kalbin bağlarını azaltmak, zekât ve gündelik işte doğru niyet.

Ayna, insanın geniş idrak ve bağlanma imkânını anlatır. Kalbe sığmak sözü Allah’a mekân veya beden isnadı değildir. Bütün bağlar bir anda çözülemediğinde mümkün iyilik bırakılmaz; helal iş, ibadete güç veren niyet ve sünnet birlikte düşünülür.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 70. mektup; s. 108 – 109. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç