Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 63. MEKTUP7 BEYİT

Aynı Kaynaktan

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ân · Redif olur

Yazı boyutu

Bir hakîkat her nebîden kalbe bir îmân olur;

Çağ değişsin, farklı ahkâm, kökte bir fermân olur.

Haşr ü vahyin hükmü haktır; her melek Hak’tan gelir;

Öz değişmez, vahyi tasdîk kalbe bir iz‘ân olur.

Rabbimiz muhtaç değildir; kâr senindir, dinle sen;

Emre tâbi‘ her işin insâna bir ihsân olur.

Her nebîden Hakk’a kulluk emri gelmiş, dinle sen;

Kendi kuldur, Hakk’ı söyler; her kelâm burhân olur.

Yerde yer tutmaz, şekilsiz; cisme sığmaz Zât-ı Hak;

Vehmi geç, tenzîhi öğren, kalbe bir irfân olur.

Hasta bir dostun yolundan bir haber gelmiş bugün;

Hasta dosttan hâl sorarsan gönle bir dermân olur.

Ey Rauf, sözden murâdın: Hakk’a kulluk, her zaman;

Dışla iç bir yolda olsun; sözle iş erkân olur.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir hakîkat her nebîden kalbe bir îmân olur;

Fâilâtünbir · ha · kî · kat— ⏑ — —
Fâilâtünher · ne · bî · den— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · î— ⏑ — —
Fâilünmân · o · lur— ⏑ —

02Çağ değişsin, farklı ahkâm, kökte bir fermân olur.

Fâilâtünçağ · de · ğiş · sin— ⏑ — —
Fâilâtünfark · lı · ah · kâm— ⏑ — —
Fâilâtünkök · te · bir · fer— ⏑ — —
Fâilünmân · o · lur— ⏑ —

03Haşr ü vahyin hükmü haktır; her melek Hak’tan gelir;

Fâilâtünhaşr · ü · vah · yin— ⏑ — —
Fâilâtünhük · mü · hak · tır— ⏑ — —
Fâilâtünher · me · lek · hak— ⏑ — —
Fâilüntan · ge · lir— ⏑ —

04Öz değişmez, vahyi tasdîk kalbe bir iz‘ân olur.

Fâilâtünöz · de · ğiş · mez— ⏑ — —
Fâilâtünvah · yi · tas · dîk— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · iz— ⏑ — —
Fâilünʿân · o · lur— ⏑ —

05Rabbimiz muhtaç değildir; kâr senindir, dinle sen;

Fâilâtünrab · bi · miz · muh— ⏑ — —
Fâilâtüntaç · de · ğil · dir— ⏑ — —
Fâilâtünkâr · se · nin · dir— ⏑ — —
Fâilündin · le · sen— ⏑ —

06Emre tâbi‘ her işin insâna bir ihsân olur.

Fâilâtünem · re · tâ · biʿ— ⏑ — —
Fâilâtünher · i · şin · in— ⏑ — —
Fâilâtünsâ · na · bir · ih— ⏑ — —
Fâilünsân · o · lur— ⏑ —

07Her nebîden Hakk’a kulluk emri gelmiş, dinle sen;

Fâilâtünher · ne · bî · den— ⏑ — —
Fâilâtünhak · ka · kul · luk— ⏑ — —
Fâilâtünem · ri · gel · miş— ⏑ — —
Fâilündin · le · sen— ⏑ —

08Kendi kuldur, Hakk’ı söyler; her kelâm burhân olur.

Fâilâtünken · di · kul · dur— ⏑ — —
Fâilâtünhak · kı · söy · ler— ⏑ — —
Fâilâtünher · ke · lâm · bur— ⏑ — —
Fâilünhân · o · lur— ⏑ —

09Yerde yer tutmaz, şekilsiz; cisme sığmaz Zât-ı Hak;

Fâilâtünyer · de · yer · tut— ⏑ — —
Fâilâtünmaz · şe · kil · siz— ⏑ — —
Fâilâtüncis · me · sığ · maz— ⏑ — —
Fâilünzâ · tı · hak— ⏑ —

10Vehmi geç, tenzîhi öğren, kalbe bir irfân olur.

Fâilâtünveh · mi · geç · ten— ⏑ — —
Fâilâtünzî · hi · öğ · ren— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · ir— ⏑ — —
Fâilünfân · o · lur— ⏑ —

11Hasta bir dostun yolundan bir haber gelmiş bugün;

Fâilâtünhas · ta · bir · dos— ⏑ — —
Fâilâtüntun · yo · lun · dan— ⏑ — —
Fâilâtünbir · ha · ber · gel— ⏑ — —
Fâilünmiş · bu · gün— ⏑ —

12Hasta dosttan hâl sorarsan gönle bir dermân olur.

Fâilâtünhas · ta · dost · tan— ⏑ — —
Fâilâtünhâl · so · rar · san— ⏑ — —
Fâilâtüngön · le · bir · der— ⏑ — —
Fâilünmân · o · lur— ⏑ —

13Ey Rauf, sözden murâdın: Hakk’a kulluk, her zaman;

Fâilâtüney · ra · ûf · söz— ⏑ — —
Fâilâtünden · mu · râ · dın— ⏑ — —
Fâilâtünhak · ka · kul · luk— ⏑ — —
Fâilünher · za · man— ⏑ —

14Dışla iç bir yolda olsun; sözle iş erkân olur.

Fâilâtündış · la · iç · bir— ⏑ — —
Fâilâtünyol · da · ol · sun— ⏑ — —
Fâilâtünsöz · le · iş · er— ⏑ — —
Fâilünkân · o · lur— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 13
ahkâm
dinî hükümler
haşr
yeniden diriltilip toplanma
tenzîh
Allah’ı yaratılmışlara ait özelliklerden uzak bilmek
tâbi‘
uyan
nebî
peygamber
iz‘ân
anlayış ve kabul
irfân
derin bilgi ve kalbî idrak
erkân
esaslar, usuller
emr
buyruk; âlem-i emr, tasavvufî bağlamda manevî yön
îmân
inanç
cism
cisim; klasik tek heceli söyleyiş
hükm
hüküm; klasik tek heceli söyleyiş
ism
isim; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Peygamberlerin ortak inanç çağrısı; emirlerin insan yararına oluşu, tenzih ve hasta ziyareti.

Değişen ahkâm ile temel inanç birliği ayrılır. Peygamberler kendilerine ibadet istemez; Allah’ın insana veya ibadete ihtiyacı bulunmadığı korunur. Hasta dost, mektupta anılan Seyyid Meyân Pîr Kemâl’e işaret eder.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 63. mektup; s. 99 – 101. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç