Sohbetin Emaneti
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —
Kafiye -âr · Redif yok
Sohbetin bir ömre yaygın sabrı olsun pâyidâr.
Söz yetişmez, yol bitirmez; sevgi ister intizâr.
Her makâm bir ders, bir âlem; ehli söyler, sen işit;
Her sahâbî bir ufuktur; bir de Mehdî, bir bahâr.
Suç bilinsin, kalbe pişmanlık yakışsın; affa gel.
Af, günâhtan dönmek ister; gönle düşsün inkisâr.
Sofra kurmak başkadır, irşâda ehliyyet gerek;
Verdiğin ders, hakkın olmazken, nasıl bir iftihâr?
Fikre bir fikr ekle, yükselt; donmasın nisbet yolu;
Dünkü zevkin dünde kalsın; sıdkın olsun yâdigâr.
Kül soğur; bir ses duyarsın, kor da sönmüşken bile;
Düşle hükmetmekle olmaz gizli hâller âşikâr.
Ey Rauf, dostlukta sabret; bir sitem var, kopma sen;
Bir muhabbet ahdi kopmaz; afla doğsun hoş karâr.
AHENKTef‘ileleri göster
⏑ kısa — uzun ‿ ulama
01Sohbetin bir ömre yaygın sabrı olsun pâyidâr.
02Söz yetişmez, yol bitirmez; sevgi ister intizâr.
03Her makâm bir ders, bir âlem; ehli söyler, sen işit;
Ulama: bir‿âlem
04Her sahâbî bir ufuktur; bir de Mehdî, bir bahâr.
05Suç bilinsin, kalbe pişmanlık yakışsın; affa gel.
06Af, günâhtan dönmek ister; gönle düşsün inkisâr.
Ulama: dönmek‿ister
07Sofra kurmak başkadır, irşâda ehliyyet gerek;
08Verdiğin ders, hakkın olmazken, nasıl bir iftihâr?
Ulama: hakkın‿olmazken
09Fikre bir fikr ekle, yükselt; donmasın nisbet yolu;
Son açık hece, mısra sonunda uzun.
10Dünkü zevkin dünde kalsın; sıdkın olsun yâdigâr.
Ulama: sıdkın‿olsun
11Kül soğur; bir ses duyarsın, kor da sönmüşken bile;
Son açık hece, mısra sonunda uzun.
12Düşle hükmetmekle olmaz gizli hâller âşikâr.
13Ey Rauf, dostlukta sabret; bir sitem var, kopma sen;
14Bir muhabbet ahdi kopmaz; afla doğsun hoş karâr.
KELİMELERKüçük sözlük 12
- inkisâr
- kırılma; gönülde mahzunluk ve boyun eğme
- irşâd
- doğru yolu gösterme
- nisbet
- bağ, ilişki
- kor
- köz
- pâyidâr
- kalıcı, sürekli
- yâdigâr
- hatıra olarak kalan iz
- intizâr
- bekleyiş
- iftihâr
- övünme
- yâd
- hatırlama, anma
- gâr
- mağara
- fikr
- fikir; klasik tek heceli söyleyiş
- hükm
- hüküm; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak
Sohbette sabır; ehliyet, yetki ve bağışlama.
Sofrayı kurmak hizmeti, irşad öğretme ve yol gösterme yetkisini temsil eder. Mehdî anışı, günümüzde herhangi bir kişiye unvan verme veya tarih belirleme anlamı taşımaz. Af, hatanın doğruluğuna delil değildir.
Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 32. mektup; s. 56. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗
Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.