Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 54. MEKTUP6 BEYİT

Emanetin Zinciri

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ûr · Redif yok

Yazı boyutu

İlk nesilden aldığın ilminle bulmuşsun huzûr;

Bir emânetten yayılsın gönle bir sönmez sürûr.

Sünnetin ilk şâhidinden kaç nesilden geldi söz;

İlmi nakletmiş o eller, her asır bizlerde nûr.

Ehl-i beyt, ashâb; gönülden sev; ayırmak iş değil;

Bir gönül kinden arınsın; sevgiden doğsun şuûr.

İçtihâdın başka yönlerden görünmüş olması,

Nefse bir düşmanlık açsın sanma; hükmün bir kusûr.

Her kitâbın hükmü haktır sanma; sağlam yol ara;

Ehl-i sünnet ilmi rehber, hakla ölçülsün zuhûr.

Ey Rauf, dersin açılsın bir gönülden bin yere;

Şükre hizmet kat, sönüp gitsin içinden her gurûr.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01İlk nesilden aldığın ilminle bulmuşsun huzûr;

Fâilâtünilk · ne · sil · den— ⏑ — —
Fâilâtünal · dı · ğın · il— ⏑ — —
Fâilâtünmin · le · bul · muş— ⏑ — —
Fâilünsun · hu · zûr— ⏑ —

02Bir emânetten yayılsın gönle bir sönmez sürûr.

Fâilâtünbir · e · mâ · net— ⏑ — —
Fâilâtünten · ya · yıl · sın— ⏑ — —
Fâilâtüngön · le · bir · sön— ⏑ — —
Fâilünmez · sü · rûr— ⏑ —

03Sünnetin ilk şâhidinden kaç nesilden geldi söz;

Fâilâtünsün · ne · tin · ilk— ⏑ — —
Fâilâtünşâ · hi · din · den— ⏑ — —
Fâilâtünkaç · ne · sil · den— ⏑ — —
Fâilüngel · di · söz— ⏑ —

04İlmi nakletmiş o eller, her asır bizlerde nûr.

Fâilâtünil · mi · nak · let— ⏑ — —
Fâilâtünmiş · o · el · ler— ⏑ — —
Fâilâtünher · a · sır · biz— ⏑ — —
Fâilünler · de · nûr— ⏑ —

05Ehl-i beyt, ashâb; gönülden sev; ayırmak iş değil;

Fâilâtüneh · li · beyt · as— ⏑ — —
Fâilâtünhâb · gö · nül · den— ⏑ — —
Fâilâtünsev · a · yır · mak— ⏑ — —
Fâilüniş · de · ğil— ⏑ —

06Bir gönül kinden arınsın; sevgiden doğsun şuûr.

Fâilâtünbir · gö · nül · kin— ⏑ — —
Fâilâtünden · a · rın · sın— ⏑ — —
Fâilâtünsev · gi · den · doğ— ⏑ — —
Fâilünsun · şu · ûr— ⏑ —

07İçtihâdın başka yönlerden görünmüş olması,

Fâilâtüniç · ti · hâ · dın— ⏑ — —
Fâilâtünbaş · ka · yön · ler— ⏑ — —
Fâilâtünden · gö · rün · müş— ⏑ — —
Fâilünol · ma · sı— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

08Nefse bir düşmanlık açsın sanma; hükmün bir kusûr.

Fâilâtünnef · se · bir · düş— ⏑ — —
Fâilâtünman · lı · kaç · sın— ⏑ — —
Fâilâtünsan · ma · hük · mün— ⏑ — —
Fâilünbir · ku · sûr— ⏑ —

Ulama: düşmanlık‿açsın

09Her kitâbın hükmü haktır sanma; sağlam yol ara;

Fâilâtünher · ki · tâ · bın— ⏑ — —
Fâilâtünhük · mü · hak · tır— ⏑ — —
Fâilâtünsan · ma · sağ · lam— ⏑ — —
Fâilünyol · a · ra— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

10Ehl-i sünnet ilmi rehber, hakla ölçülsün zuhûr.

Fâilâtüneh · li · sün · net— ⏑ — —
Fâilâtünil · mi · reh · ber— ⏑ — —
Fâilâtünhak · la · öl · çül— ⏑ — —
Fâilünsün · zu · hûr— ⏑ —

11Ey Rauf, dersin açılsın bir gönülden bin yere;

Fâilâtüney · ra · ûf · der— ⏑ — —
Fâilâtünsin · a · çıl · sın— ⏑ — —
Fâilâtünbir · gö · nül · den— ⏑ — —
Fâilünbin · ye · re— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

12Şükre hizmet kat, sönüp gitsin içinden her gurûr.

Fâilâtünşük · re · hiz · met— ⏑ — —
Fâilâtünkat · sö · nüp · git— ⏑ — —
Fâilâtünsin · i · çin · den— ⏑ — —
Fâilünher · gu · rûr— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 7
ashâb
Peygamberimizin sahâbîleri
içtihâd
ehil âlimin dinî delillerden hüküm çıkarması
şuûr
bilinç
zuhûr
görünme, ortaya çıkma
sürûr
sevinç
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
hükm
hüküm; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Dini aktaranlara hürmet; Ehl-i beyt ve ashâb sevgisi, ihtilafta hüsnüzan.

Emanetin zinciri, bilgiyi ulaştıranları hatırlatır. Ehl-i beyti sevmek ile ashâba hürmet birbirine karşı konulmaz. İçtihat farklılıklarından kişisel kin devşirilmemesi ve okunacak kaynaklarda ölçü korunması, gazelin nasihatidir.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 54. mektup; s. 90 – 91. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç