Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 34. MEKTUP6 BEYİT

Beş Cevher

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -âz · Redif yok

Yazı boyutu

Bir beden var, bir gönül var; sende gizlenmiş bu râz.

Mustafâ'nın izlerinden sürme al, kıl bir niyâz.

Kalb ü rûh var, sır, hafî, ahfâ; birer sır, bir ufuk.

Nûr dedim; cism sanma; her bir lafzımız ancak mecâz.

Aklı söndürmek değil; haddinde durmak, ey gönül;

Sırra ermek bir bağıştır; lutfedilmiş imtiyâz.

Sen küçük âlem, büyük âlemde bin sırrın izi;

Kalbin Arş'tan bir nişân; haddinde kal, et ihtirâz.

Söz daralmış, susmuş artık; kalbe düşmüş bir sükût;

Az bilirsin; ben demek sussun; bu kalb olsun güdâz.

Ey Rauf, söz dinle; her gün nefsi bir kez yokla sen;

Mustafâ'nın sünnetinden yükselir kalb serfirâz.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir beden var, bir gönül var; sende gizlenmiş bu râz.

Fâilâtünbir · be · den · var— ⏑ — —
Fâilâtünbir · gö · nül · var— ⏑ — —
Fâilâtünsen · de · giz · len— ⏑ — —
Fâilünmiş · bu · râz— ⏑ —

02Mustafâ'nın izlerinden sürme al, kıl bir niyâz.

Fâilâtünmus · ta · fâ · nın— ⏑ — —
Fâilâtüniz · le · rin · den— ⏑ — —
Fâilâtünsür · me · al · kıl— ⏑ — —
Fâilünbir · ni · yâz— ⏑ —

03Kalb ü rûh var, sır, hafî, ahfâ; birer sır, bir ufuk.

Fâilâtünkalb · ü · rûh · var— ⏑ — —
Fâilâtünsır · ha · fî · ah— ⏑ — —
Fâilâtünfâ · bi · rer · sır— ⏑ — —
Fâilünbir · u · fuk— ⏑ —

04Nûr dedim; cism sanma; her bir lafzımız ancak mecâz.

Fâilâtünnûr · de · dim · cism— ⏑ — —
Fâilâtünsan · ma · her · bir— ⏑ — —
Fâilâtünlaf · zı · mız · an— ⏑ — —
Fâilüncak · me · câz— ⏑ —

05Aklı söndürmek değil; haddinde durmak, ey gönül;

Fâilâtünak · lı · sön · dür— ⏑ — —
Fâilâtünmek · de · ğil · had— ⏑ — —
Fâilâtündin · de · dur · mak— ⏑ — —
Fâilüney · gö · nül— ⏑ —

06Sırra ermek bir bağıştır; lutfedilmiş imtiyâz.

Fâilâtünsır · ra · er · mek— ⏑ — —
Fâilâtünbir · ba · ğış · tır— ⏑ — —
Fâilâtünlut · fe · dil · miş— ⏑ — —
Fâilünim · ti · yâz— ⏑ —

07Sen küçük âlem, büyük âlemde bin sırrın izi;

Fâilâtünsen · kü · çük · â— ⏑ — —
Fâilâtünlem · bü · yük · â— ⏑ — —
Fâilâtünlem · de · bin · sır— ⏑ — —
Fâilünrın · i · zi— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

08Kalbin Arş'tan bir nişân; haddinde kal, et ihtirâz.

Fâilâtünkal · bi · narş · tan— ⏑ — —
Fâilâtünbir · ni · şân · had— ⏑ — —
Fâilâtündin · de · kal · et— ⏑ — —
Fâilünih · ti · râz— ⏑ —

Ulama: Kalbin‿Arş'tan

09Söz daralmış, susmuş artık; kalbe düşmüş bir sükût;

Fâilâtünsöz · da · ral · mış— ⏑ — —
Fâilâtünsus · mu · şar · tık— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · düş · müş— ⏑ — —
Fâilünbir · sü · kût— ⏑ —

Ulama: susmuş‿artık

10Az bilirsin; ben demek sussun; bu kalb olsun güdâz.

Fâilâtünaz · bi · lir · sin— ⏑ — —
Fâilâtünben · de · mek · sus— ⏑ — —
Fâilâtünsun · bu · kalb · ol— ⏑ — —
Fâilünsun · gü · dâz— ⏑ —

11Ey Rauf, söz dinle; her gün nefsi bir kez yokla sen;

Fâilâtüney · ra · ûf · söz— ⏑ — —
Fâilâtündin · le · her · gün— ⏑ — —
Fâilâtünnef · si · bir · kez— ⏑ — —
Fâilünyok · la · sen— ⏑ —

12Mustafâ'nın sünnetinden yükselir kalb serfirâz.

Fâilâtünmus · ta · fâ · nın— ⏑ — —
Fâilâtünsün · ne · tin · den— ⏑ — —
Fâilâtünyük · se · lir · kalb— ⏑ — —
Fâilünser · fi · râz— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 10
râz
sır
niyâz
yalvarış, dua
hafî
gizli; bir latîfenin adı
ahfâ
en gizli; bir latîfenin adı
ihtirâz
sakınma
güdâz
erime, gönlün yumuşaması
serfirâz
yücelmiş, başı yüksek
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
cism
cisim; klasik tek heceli söyleyiş
ism
isim; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Beş latîfe; insan, peygamber rehberliği ve idrak.

Kalb, rûh, sır, hafî ve ahfâ, bu şiirin tasavvufî kelimeleridir; tıbbî organ veya ölçülebilir enerji iddiası değildir. Arş ve gönül benzetmesi Allah’a yer tayin etmez. “Mecâz” burada kullanılan görüntü ve ışık benzetmelerine ilişkindir.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 34. mektup; s. 60. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç