Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 50. MEKTUP6 BEYİT

İki Defter

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Mef‘ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün

— — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — —

Kafiye -âb · Redif -a (yönelme eki)

Yazı boyutu

Bir tatlı zehir sundu cihân; kanma şerâba.

Her gün yazılan defteri al, bak şu hesâba.

Dünyâda çalış, mal kazanırken kulu olma;

Hırs kalbini sardıkça kazanç döndü azâba.

Defterde hatâdan çekinen kalbine bir sor;

Mahşerde o defter seni zorlar mı cevâba?

Bir yaşlı muhâsib de bugün beklemesin boş;

Bir iş buluver, kalbi kazan; koşma serâba.

Sözden öte bir el uzatıp kaldırabilsen,

Bir yüzde sevinç yaz, bu da geçsin şu kitâba.

Yaz şimdi, Rauf; defteri insâf ile tut sen;

Yaz, kalb ile bir gönle dokun, er de sevâba.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir tatlı zehir sundu cihân; kanma şerâba.

Mef‘ûlübir · tat · lı— — ⏑
Mefâîlüze · hir · sun · du⏑ — — ⏑
Mefâîlüci · hân · kan · ma⏑ — — ⏑
Feûlünşe · râ · ba⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

02Her gün yazılan defteri al, bak şu hesâba.

Mef‘ûlüher · gün · ya— — ⏑
Mefâîlüzı · lan · def · te⏑ — — ⏑
Mefâîlüri · al · bak · şu⏑ — — ⏑
Feûlünhe · sâ · ba⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

03Dünyâda çalış, mal kazanırken kulu olma;

Mef‘ûlüdün · yâ · da— — ⏑
Mefâîlüça · lış · mal · ka⏑ — — ⏑
Mefâîlüza · nır · ken · ku⏑ — — ⏑
Feûlünlu · ol · ma⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

04Hırs kalbini sardıkça kazanç döndü azâba.

Mef‘ûlühırs · kal · bi— — ⏑
Mefâîlüni · sar · dık · ça⏑ — — ⏑
Mefâîlüka · zanç · dön · dü⏑ — — ⏑
Feûlüna · zâ · ba⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

05Defterde hatâdan çekinen kalbine bir sor;

Mef‘ûlüdef · ter · de— — ⏑
Mefâîlüha · tâ · dan · çe⏑ — — ⏑
Mefâîlüki · nen · kal · bi⏑ — — ⏑
Feûlünne · bir · sor⏑ — —

06Mahşerde o defter seni zorlar mı cevâba?

Mef‘ûlümah · şer · de— — ⏑
Mefâîlüo · def · ter · se⏑ — — ⏑
Mefâîlüni · zor · lar · mı⏑ — — ⏑
Feûlünce · vâ · ba⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

07Bir yaşlı muhâsib de bugün beklemesin boş;

Mef‘ûlübir · yaş · lı— — ⏑
Mefâîlümu · hâ · sib · de⏑ — — ⏑
Mefâîlübu · gün · bek · le⏑ — — ⏑
Feûlünme · sin · boş⏑ — —

08Bir iş buluver, kalbi kazan; koşma serâba.

Mef‘ûlübir · iş · bu— — ⏑
Mefâîlülu · ver · kal · bi⏑ — — ⏑
Mefâîlüka · zan · koş · ma⏑ — — ⏑
Feûlünse · râ · ba⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

09Sözden öte bir el uzatıp kaldırabilsen,

Mef‘ûlüsöz · den · ö— — ⏑
Mefâîlüte · bir · el · u⏑ — — ⏑
Mefâîlüza · tıp · kal · dı⏑ — — ⏑
Feûlünra · bil · sen⏑ — —

10Bir yüzde sevinç yaz, bu da geçsin şu kitâba.

Mef‘ûlübir · yüz · de— — ⏑
Mefâîlüse · vinç · yaz · bu⏑ — — ⏑
Mefâîlüda · geç · sin · şu⏑ — — ⏑
Feûlünki · tâ · ba⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

11Yaz şimdi, Rauf; defteri insâf ile tut sen;

Mef‘ûlüyaz · şim · di— — ⏑
Mefâîlüra · ûf · def · te⏑ — — ⏑
Mefâîlüri · in · sâf · i⏑ — — ⏑
Feûlünle · tut · sen⏑ — —

12Yaz, kalb ile bir gönle dokun, er de sevâba.

Mef‘ûlüyaz · kalb · i— — ⏑
Mefâîlüle · bir · gön · le⏑ — — ⏑
Mefâîlüdo · kun · er · de⏑ — — ⏑
Feûlünse · vâ · ba⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

KELİMELERKüçük sözlük 4
şerâb
içecek, şarap; ilgili beyitte aldatan hazza ait mecaz
muhâsib
hesap tutan kişi
yâd
hatırlama, anma
serâb
serap, yanıltıcı görünüş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Dünyaya kulluktan kurtulmak; dünya muhasebesi ile âhiret hesabını birlikte düşünmek.

İki defter, geçim muhasebesi ile insanın kendine hesap vermesini karşılaştırır. Şekerli zehir benzetmesi çalışmayı veya malı değil, kalbin mala esir edilmesini eleştirir. Yaşlı muhâsib, mektupta destek istenen Şeyh Zekeriyyâ’yı hatırlatır.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 50. mektup; s. 86. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç