Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 25. MEKTUP5 BEYİT

Dört Yıldız, Bir Kapı

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -âh · Redif yok

Yazı boyutu

Mustafâ'nın izlerinden kalbe doğmuş bir sabâh.

Her adım sünnetle olsun; kalbe açmışsın penâh.

Dört ışık var, dört emânet; hepsi bir rehber bize;

Her birinden nûr alır, aydınlanır her secdegâh.

Sünnetin ardınca git, nefsinle her gün cenge çık;

Sevgiden söz söyleyip gafletle dönmek, bir günâh.

Darda kalmış kardeşin var; yorgun eller bekleşir.

Ver de kurtar; yoksulun gönlünde bulsun yer refâh.

Ey Rauf, bir pâye bulsan, halka dön, bir el uzat;

Kimseler açken ne kıymet: köşke sığmış tâc ü câh?

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Mustafâ'nın izlerinden kalbe doğmuş bir sabâh.

Fâilâtünmus · ta · fâ · nın— ⏑ — —
Fâilâtüniz · le · rin · den— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · doğ · muş— ⏑ — —
Fâilünbir · sa · bâh— ⏑ —

02Her adım sünnetle olsun; kalbe açmışsın penâh.

Fâilâtünher · a · dım · sün— ⏑ — —
Fâilâtünnet · le · ol · sun— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · aç · mış— ⏑ — —
Fâilünsın · pe · nâh— ⏑ —

03Dört ışık var, dört emânet; hepsi bir rehber bize;

Fâilâtündört · ı · şık · var— ⏑ — —
Fâilâtündört · e · mâ · net— ⏑ — —
Fâilâtünhep · si · bir · reh— ⏑ — —
Fâilünber · bi · ze— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

04Her birinden nûr alır, aydınlanır her secdegâh.

Fâilâtünher · bi · rin · den— ⏑ — —
Fâilâtünnûr · a · lır · ay— ⏑ — —
Fâilâtündın · la · nır · her— ⏑ — —
Fâilünsec · de · gâh— ⏑ —

05Sünnetin ardınca git, nefsinle her gün cenge çık;

Fâilâtünsün · ne · tin · ar— ⏑ — —
Fâilâtündın · ca · git · nef— ⏑ — —
Fâilâtünsin · le · her · gün— ⏑ — —
Fâilüncen · ge · çık— ⏑ —

06Sevgiden söz söyleyip gafletle dönmek, bir günâh.

Fâilâtünsev · gi · den · söz— ⏑ — —
Fâilâtünsöy · le · yip · gaf— ⏑ — —
Fâilâtünlet · le · dön · mek— ⏑ — —
Fâilünbir · gü · nâh— ⏑ —

07Darda kalmış kardeşin var; yorgun eller bekleşir.

Fâilâtündar · da · kal · mış— ⏑ — —
Fâilâtünkar · de · şin · var— ⏑ — —
Fâilâtünyor · gu · nel · ler— ⏑ — —
Fâilünbek · le · şir— ⏑ —

Ulama: yorgun‿eller

08Ver de kurtar; yoksulun gönlünde bulsun yer refâh.

Fâilâtünver · de · kur · tar— ⏑ — —
Fâilâtünyok · su · lun · gön— ⏑ — —
Fâilâtünlün · de · bul · sun— ⏑ — —
Fâilünyer · re · fâh— ⏑ —

09Ey Rauf, bir pâye bulsan, halka dön, bir el uzat;

Fâilâtüney · ra · ûf · bir— ⏑ — —
Fâilâtünpâ · ye · bul · san— ⏑ — —
Fâilâtünhal · ka · dön · bir— ⏑ — —
Fâilünel · u · zat— ⏑ —

10Kimseler açken ne kıymet: köşke sığmış tâc ü câh?

Fâilâtünkim · se · ler · aç— ⏑ — —
Fâilâtünken · ne · kıy · met— ⏑ — —
Fâilâtünköş · ke · sığ · mış— ⏑ — —
Fâilüntâc · ü · câh— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 6
penâh
sığınak
secdegâh
secde edilen yer
refâh
rahatlık, geçim ferahlığı
pâye
derece, makam
câh
makam, itibar
halk
yaratma; âlem-i halk, yaratılışın maddî yönü
MANAMektupla bağı ve kaynak

Sünnete bağlılık; ihtiyaç sahiplerine somut yardım.

Dört ışık, Hazret-i Ebû Bekir, Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman ve Hazret-i Ali’yi hatırlatır. Darda kalmış kardeşe uzanan el, sevgi iddiasının somut yardım ile sınanmasıdır.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 25. mektup; s. 43. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç