Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 66. MEKTUP5 BEYİT

Altın Zincir

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Mef‘ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün

— — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — —

Kafiye -âr · Redif yok

Yazı boyutu

Bir sohbete bir kalb açılır; parlar o envâr;

Altın gibi bir silsile; her halkada bir yâr.

Bir müjde-i gül geldi; bahâr doğmadan evvel;

Bir gonca açılmışsa hemen sanma bu gülzâr.

Ashâbın o ilk sohbete ermişliği başka;

Takvîm ile ölçülmez o bir andaki esrâr.

Bir adla övünmek, bu yolun hakkını vermez;

Hizmetle korunsun bu emânet ve bu âsâr.

Yaz şimdi, Rauf; kendine mâl etme bu lutfu;

Bir lutf ile yol açtı gönül, sönmesin ikrâr.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir sohbete bir kalb açılır; parlar o envâr;

Mef‘ûlübir · soh · be— — ⏑
Mefâîlüte · bir · kalb · a⏑ — — ⏑
Mefâîlüçı · lır · par · la⏑ — — ⏑
Feûlünro · en · vâr⏑ — —

Ulama: parlar‿o

02Altın gibi bir silsile; her halkada bir yâr.

Mef‘ûlüal · tın · gi— — ⏑
Mefâîlübi · bir · sil · si⏑ — — ⏑
Mefâîlüle · her · hal · ka⏑ — — ⏑
Feûlünda · bir · yâr⏑ — —

03Bir müjde-i gül geldi; bahâr doğmadan evvel;

Mef‘ûlübir · müj · de— — ⏑
Mefâîlüi · gül · gel · di⏑ — — ⏑
Mefâîlüba · hâr · doğ · ma⏑ — — ⏑
Feûlünda · nev · vel⏑ — —

Ulama: doğmadan‿evvel

04Bir gonca açılmışsa hemen sanma bu gülzâr.

Mef‘ûlübir · gon · ca— — ⏑
Mefâîlüa · çıl · mış · sa⏑ — — ⏑
Mefâîlühe · men · san · ma⏑ — — ⏑
Feûlünbu · gül · zâr⏑ — —

05Ashâbın o ilk sohbete ermişliği başka;

Mef‘ûlüas · hâ · bı— — ⏑
Mefâîlüno · ilk · soh · be⏑ — — ⏑
Mefâîlüte · er · miş · li⏑ — — ⏑
Feûlünği · baş · ka⏑ — —

Ulama: Ashâbın‿o · Son açık hece, mısra sonunda uzun.

06Takvîm ile ölçülmez o bir andaki esrâr.

Mef‘ûlütak · vîm · i— — ⏑
Mefâîlüle · öl · çül · me⏑ — — ⏑
Mefâîlüzo · bir · an · da⏑ — — ⏑
Feûlünki · es · râr⏑ — —

Ulama: ölçülmez‿o

07Bir adla övünmek, bu yolun hakkını vermez;

Mef‘ûlübir · ad · la— — ⏑
Mefâîlüö · vün · mek · bu⏑ — — ⏑
Mefâîlüyo · lun · hak · kı⏑ — — ⏑
Feûlünnı · ver · mez⏑ — —

08Hizmetle korunsun bu emânet ve bu âsâr.

Mef‘ûlühiz · met · le— — ⏑
Mefâîlüko · run · sun · bu⏑ — — ⏑
Mefâîlüe · mâ · net · ve⏑ — — ⏑
Feûlünbu · â · sâr⏑ — —

09Yaz şimdi, Rauf; kendine mâl etme bu lutfu;

Mef‘ûlüyaz · şim · di— — ⏑
Mefâîlüra · ûf · ken · di⏑ — — ⏑
Mefâîlüne · mâl · et · me⏑ — — ⏑
Feûlünbu · lut · fu⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

10Bir lutf ile yol açtı gönül, sönmesin ikrâr.

Mef‘ûlübir · lutf · i— — ⏑
Mefâîlüle · yol · aç · tı⏑ — — ⏑
Mefâîlügö · nül · sön · me⏑ — — ⏑
Feûlünsi · nik · râr⏑ — —

Ulama: sönmesin‿ikrâr

KELİMELERKüçük sözlük 7
silsile
birbirine bağlı aktarım zinciri
envâr
nurlar, ışıklar
âsâr
eserler, izler
esrâr
sırlar
halk
yaratma; âlem-i halk, yaratılışın maddî yönü
ikrâr
kabulü dile getirme
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Nakşibendî sohbetinin başlangıçtaki feyzi; sahâbe sohbetinin değeri ve silsileyi hizmetle korumak.

Altın, bir maden veya unvan değil, aktarılan manevî emanetin mecazıdır. Başta açan çiçek son meyve yerine konulmaz. Sahâbenin Resûlullah ile sohbeti, sonraki bir sohbetle eşitlenmez; gün hesabıyla bir üstünlük vaadi kurulmaz.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 66. mektup; s. 105. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç