Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 69. MEKTUP5 BEYİT

Eğildikçe Yükselen

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ân · Redif gerek

Yazı boyutu

Baş eğilsin, kalbe yol var; yolda bir iz‘ân gerek;

Söz verilmiş, bir dönüş var; işte bir burhân gerek.

Bir gönül mektûbu gelmiş; söz değil, bir hâl gelir;

Sözde bir süs, kalbe yetmez; işte bir irfân gerek.

Yoldayım dersin, yolun bitmez; adım şarttır bugün;

Bil, amel kıl; sözle yetmez, yolda bir erkân gerek.

Ölmeden bir kez uyan, fecrin elinden tut bugün;

Yaşlı bir dost beklemiş; bir lokma, bir ihsân gerek.

Ey Rauf, bir hizmetin var; yaşlı gözler güldü mü?

Kendi zikrin sürsün ancak dost için imkân gerek.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Baş eğilsin, kalbe yol var; yolda bir iz‘ân gerek;

Fâilâtünbaş · e · ğil · sin— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · yol · var— ⏑ — —
Fâilâtünyol · da · bir · iz— ⏑ — —
Fâilünʿân · ge · rek— ⏑ —

02Söz verilmiş, bir dönüş var; işte bir burhân gerek.

Fâilâtünsöz · ve · ril · miş— ⏑ — —
Fâilâtünbir · dö · nüş · var— ⏑ — —
Fâilâtüniş · te · bir · bur— ⏑ — —
Fâilünhân · ge · rek— ⏑ —

03Bir gönül mektûbu gelmiş; söz değil, bir hâl gelir;

Fâilâtünbir · gö · nül · mek— ⏑ — —
Fâilâtüntû · bu · gel · miş— ⏑ — —
Fâilâtünsöz · de · ğil · bir— ⏑ — —
Fâilünhâl · ge · lir— ⏑ —

04Sözde bir süs, kalbe yetmez; işte bir irfân gerek.

Fâilâtünsöz · de · bir · süs— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · yet · mez— ⏑ — —
Fâilâtüniş · te · bir · ir— ⏑ — —
Fâilünfân · ge · rek— ⏑ —

05Yoldayım dersin, yolun bitmez; adım şarttır bugün;

Fâilâtünyol · da · yım · der— ⏑ — —
Fâilâtünsin · yo · lun · bit— ⏑ — —
Fâilâtünmez · a · dım · şart— ⏑ — —
Fâilüntır · bu · gün— ⏑ —

06Bil, amel kıl; sözle yetmez, yolda bir erkân gerek.

Fâilâtünbil · a · mel · kıl— ⏑ — —
Fâilâtünsöz · le · yet · mez— ⏑ — —
Fâilâtünyol · da · bir · er— ⏑ — —
Fâilünkân · ge · rek— ⏑ —

07Ölmeden bir kez uyan, fecrin elinden tut bugün;

Fâilâtünöl · me · den · bir— ⏑ — —
Fâilâtünkez · u · yan · fec— ⏑ — —
Fâilâtünrin · e · lin · den— ⏑ — —
Fâilüntut · bu · gün— ⏑ —

08Yaşlı bir dost beklemiş; bir lokma, bir ihsân gerek.

Fâilâtünyaş · lı · bir · dost— ⏑ — —
Fâilâtünbek · le · miş · bir— ⏑ — —
Fâilâtünlok · ma · bir · ih— ⏑ — —
Fâilünsân · ge · rek— ⏑ —

09Ey Rauf, bir hizmetin var; yaşlı gözler güldü mü?

Fâilâtüney · ra · ûf · bir— ⏑ — —
Fâilâtünhiz · me · tin · var— ⏑ — —
Fâilâtünyaş · lı · göz · ler— ⏑ — —
Fâilüngül · dü · mü— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

10Kendi zikrin sürsün ancak dost için imkân gerek.

Fâilâtünken · di · zik · rin— ⏑ — —
Fâilâtünsür · sü · nan · cak— ⏑ — —
Fâilâtündost · i · çin · im— ⏑ — —
Fâilünkân · ge · rek— ⏑ —

Ulama: sürsün‿ancak

KELİMELERKüçük sözlük 6
fecr
tan yerinin ağarması
erkân
esaslar, usuller
iz‘ân
anlayış ve kabul
irfân
derin bilgi ve kalbî idrak
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
zikr
zikir; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Tevazuun yaşayışa dönüşmesi; ölümden önce uyanmak ve yaşlı bir ailenin geçimini gözetmek.

Gönül mektubu, tevazuun yalnız sözde kalmamasını hatırlatır. Yaşlı dost, destek istenen Seyyid İbrâhim’i çağrıştırır. Yardım, bir başkasının da huzurla ibadet edebilmesine yer açar.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 69. mektup; s. 107 – 108. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç