Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 67. MEKTUP5 BEYİT

Sitemin Ardındaki El

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Mef‘ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün

— — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — —

Kafiye -ân · Redif yok

Yazı boyutu

Dosttan gelen îkâza kulak ver; bu da ihsân;

İncitmek için söylenenin sevgisi noksân.

Bir gün daralır kalb; yarın açsın nice güller;

Bir hâl ile hükmetme; bu gönlün yolu seyrân.

Mektûbunu açtım, sitemin içre muhabbet;

Dostlukta sitemden öte bir kalb arar insân.

Bir derde düşen dost arıyor şimdi bir imdâd;

İşsizlere bir iş buluver: dertlere dermân.

Yaz şimdi, Rauf; bir acı söz geldi, darılma;

Nefsinde duran derdi duyurmuştu o cânân.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Dosttan gelen îkâza kulak ver; bu da ihsân;

Mef‘ûlüdost · tan · ge— — ⏑
Mefâîlüle · nî · kâ · za⏑ — — ⏑
Mefâîlüku · lak · ver · bu⏑ — — ⏑
Feûlünda · ih · sân⏑ — —

Ulama: gelen‿îkâza

02İncitmek için söylenenin sevgisi noksân.

Mef‘ûlüin · cit · me— — ⏑
Mefâîlüki · çin · söy · le⏑ — — ⏑
Mefâîlüne · nin · sev · gi⏑ — — ⏑
Feûlünsi · nok · sân⏑ — —

Ulama: İncitmek‿için

03Bir gün daralır kalb; yarın açsın nice güller;

Mef‘ûlübir · gün · da— — ⏑
Mefâîlüra · lır · kalb · ya⏑ — — ⏑
Mefâîlürı · naç · sın · ni⏑ — — ⏑
Feûlünce · gül · ler⏑ — —

Ulama: yarın‿açsın

04Bir hâl ile hükmetme; bu gönlün yolu seyrân.

Mef‘ûlübir · hâl · i— — ⏑
Mefâîlüle · hük · met · me⏑ — — ⏑
Mefâîlübu · gön · lün · yo⏑ — — ⏑
Feûlünlu · sey · rân⏑ — —

05Mektûbunu açtım, sitemin içre muhabbet;

Mef‘ûlümek · tû · bu— — ⏑
Mefâîlünu · aç · tım · si⏑ — — ⏑
Mefâîlüte · min · iç · re⏑ — — ⏑
Feûlünmu · hab · bet⏑ — —

06Dostlukta sitemden öte bir kalb arar insân.

Mef‘ûlüdost · luk · ta— — ⏑
Mefâîlüsi · tem · den · ö⏑ — — ⏑
Mefâîlüte · bir · kalb · a⏑ — — ⏑
Feûlünra · rin · sân⏑ — —

Ulama: arar‿insân

07Bir derde düşen dost arıyor şimdi bir imdâd;

Mef‘ûlübir · der · de— — ⏑
Mefâîlüdü · şen · dost · a⏑ — — ⏑
Mefâîlürı · yor · şim · di⏑ — — ⏑
Feûlünbi · rim · dâd⏑ — —

Ulama: bir‿imdâd

08İşsizlere bir iş buluver: dertlere dermân.

Mef‘ûlüiş · siz · le— — ⏑
Mefâîlüre · bir · iş · bu⏑ — — ⏑
Mefâîlülu · ver · dert · le⏑ — — ⏑
Feûlünre · der · mân⏑ — —

09Yaz şimdi, Rauf; bir acı söz geldi, darılma;

Mef‘ûlüyaz · şim · di— — ⏑
Mefâîlüra · ûf · bir · a⏑ — — ⏑
Mefâîlücı · söz · gel · di⏑ — — ⏑
Feûlünda · rıl · ma⏑ — —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

10Nefsinde duran derdi duyurmuştu o cânân.

Mef‘ûlünef · sin · de— — ⏑
Mefâîlüdu · ran · der · di⏑ — — ⏑
Mefâîlüdu · yur · muş · tu⏑ — — ⏑
Feûlüno · câ · nân⏑ — —
KELİMELERKüçük sözlük 7
cânân
sevgili; bazı gazellerde ilâhî muhabbetin mecazı
nân
ekmek
seyrân
gezinti, yolculuk
îkâz
uyarma
imdâd
yardım
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
hükm
hüküm; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Dostça sitemi sevgiyle karşılamak; kabz ve bastı kalıcı hükme çevirmemek.

Kalbin daralması ve ferahlaması, dostluğun bittiğine tek başına delil yapılmaz. Acı söz ancak sadakat ve iyilik niyeti bağlamında ele alınır; aşağılama veya istismarı kabullenme çağrısı değildir. Yardım talebi bir iş kapısına dönüşür.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 67. mektup; s. 106. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç