Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 48. MEKTUP6 BEYİT

Talebenin Kandili

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Mef‘ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün

— — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — —

Kafiye -âr · Redif yok

Yazı boyutu

Bir gencin elinden tutuver; parlasın envâr;

Bir harfi yaşat, gönlüne doğsun yeni gülzâr.

Bir hânede bir genç, gecenin sessiz ucunda;

Bir hükm ile bin kalbe uzanmış yeni mi‘yâr.

Kendin de uyan, başka gönüller de uyansın;

Bir ders ile bin kalbi uyandır; ne büyük kâr!

Her ilmi bilen kimse kusursuz mu olur, bak;

Bir şahsa kızıp ilmi de yok sayma; bu inkâr.

Az ver, fakat ihlâs ile ver; nâmını gizle;

Bir damla gönüllerde büyür, çağlar o enhâr.

Yaz şimdi, Rauf; bir taleben varsa okut sen;

Bir ömre yayılsın bu ışık, sönmesin âsâr.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir gencin elinden tutuver; parlasın envâr;

Mef‘ûlübir · gen · ci— — ⏑
Mefâîlüne · lin · den · tu⏑ — — ⏑
Mefâîlütu · ver · par · la⏑ — — ⏑
Feûlünsı · nen · vâr⏑ — —

Ulama: gencin‿elinden, parlasın‿envâr

02Bir harfi yaşat, gönlüne doğsun yeni gülzâr.

Mef‘ûlübir · har · fi— — ⏑
Mefâîlüya · şat · gön · lü⏑ — — ⏑
Mefâîlüne · doğ · sun · ye⏑ — — ⏑
Feûlünni · gül · zâr⏑ — —

03Bir hânede bir genç, gecenin sessiz ucunda;

Mef‘ûlübir · hâ · ne— — ⏑
Mefâîlüde · bir · genç · ge⏑ — — ⏑
Mefâîlüce · nin · ses · si⏑ — — ⏑
Feûlünzu · cun · da⏑ — —

Ulama: sessiz‿ucunda · Son açık hece, mısra sonunda uzun.

04Bir hükm ile bin kalbe uzanmış yeni mi‘yâr.

Mef‘ûlübir · hükm · i— — ⏑
Mefâîlüle · bin · kal · be⏑ — — ⏑
Mefâîlüu · zan · mış · ye⏑ — — ⏑
Feûlünni · miʿ · yâr⏑ — —

05Kendin de uyan, başka gönüller de uyansın;

Mef‘ûlüken · din · de— — ⏑
Mefâîlüu · yan · baş · ka⏑ — — ⏑
Mefâîlügö · nül · ler · de⏑ — — ⏑
Feûlünu · yan · sın⏑ — —

06Bir ders ile bin kalbi uyandır; ne büyük kâr!

Mef‘ûlübir · ders · i— — ⏑
Mefâîlüle · bin · kal · bi⏑ — — ⏑
Mefâîlüu · yan · dır · ne⏑ — — ⏑
Feûlünbü · yük · kâr⏑ — —

07Her ilmi bilen kimse kusursuz mu olur, bak;

Mef‘ûlüher · il · mi— — ⏑
Mefâîlübi · len · kim · se⏑ — — ⏑
Mefâîlüku · sur · suz · mu⏑ — — ⏑
Feûlüno · lur · bak⏑ — —

08Bir şahsa kızıp ilmi de yok sayma; bu inkâr.

Mef‘ûlübir · şah · sa— — ⏑
Mefâîlükı · zıp · il · mi⏑ — — ⏑
Mefâîlüde · yok · say · ma⏑ — — ⏑
Feûlünbu · in · kâr⏑ — —

09Az ver, fakat ihlâs ile ver; nâmını gizle;

Mef‘ûlüaz · ver · fa— — ⏑
Mefâîlüka · tih · lâs · i⏑ — — ⏑
Mefâîlüle · ver · nâ · mı⏑ — — ⏑
Feûlünnı · giz · le⏑ — —

Ulama: fakat‿ihlâs · Son açık hece, mısra sonunda uzun.

10Bir damla gönüllerde büyür, çağlar o enhâr.

Mef‘ûlübir · dam · la— — ⏑
Mefâîlügö · nül · ler · de⏑ — — ⏑
Mefâîlübü · yür · çağ · la⏑ — — ⏑
Feûlünro · en · hâr⏑ — —

Ulama: çağlar‿o

11Yaz şimdi, Rauf; bir taleben varsa okut sen;

Mef‘ûlüyaz · şim · di— — ⏑
Mefâîlüra · ûf · bir · ta⏑ — — ⏑
Mefâîlüle · ben · var · sa⏑ — — ⏑
Feûlüno · kut · sen⏑ — —

12Bir ömre yayılsın bu ışık, sönmesin âsâr.

Mef‘ûlübir · öm · re— — ⏑
Mefâîlüya · yıl · sın · bu⏑ — — ⏑
Mefâîlüı · şık · sön · me⏑ — — ⏑
Feûlünsi · nâ · sâr⏑ — —

Ulama: sönmesin‿âsâr

KELİMELERKüçük sözlük 7
enhâr
ırmaklar
âsâr
eserler, izler
mi‘yâr
ölçüt
envâr
nurlar, ışıklar
ihlâs
ameli Allah rızası için yapmak; niyeti arıtmak
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
hükm
hüküm; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

İlim talebesine destek; kişisel faydayı aşan öğretme ve öğrenme hizmeti.

Talebenin elinden tutmak, geçimini ve öğrenmesini desteklemektir. Bir kişinin kusuru ilmi değersizleştirmez; bu, kusuru onaylamak anlamına gelmez. Küçük yardımın başkalarına taşınan faydası, damla ve ırmakla görünür kılınır.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 48. mektup; s. 84 – 85. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç