Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 62. MEKTUP5 BEYİT

İlk Işık, Son Durak

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Mef‘ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün

— — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — — ⏑ / ⏑ — —

Kafiye -ân · Redif yok

Yazı boyutu

Bir şimşeği gördün; o değil gündüze burhân;

Yol var daha; ilk şevk ile bitmez ki bu seyrân.

Bir ses seni çekmişti; ne hoş lutf, ne saâdet;

Bir lutf ile yetmez; yürümek ister o meydân.

Bir resmini gördün diye gül koktu mu elden?

Sûretten asıl gülşene dön, açsın o reyhân.

Bir cezbe gelip geçti; yürürsen açılır yol;

Bir ilk hevesin üstüne taht kurma, bu hüsrân.

Yaz şimdi, Rauf; sûreti geç, hakka yönel sen;

Bir sözle değil, gayretin olsun sana fermân.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir şimşeği gördün; o değil gündüze burhân;

Mef‘ûlübir · şim · şe— — ⏑
Mefâîlüği · gör · dün · o⏑ — — ⏑
Mefâîlüde · ğil · gün · dü⏑ — — ⏑
Feûlünze · bur · hân⏑ — —

02Yol var daha; ilk şevk ile bitmez ki bu seyrân.

Mef‘ûlüyol · var · da— — ⏑
Mefâîlüha · ilk · şevk · i⏑ — — ⏑
Mefâîlüle · bit · mez · ki⏑ — — ⏑
Feûlünbu · sey · rân⏑ — —

03Bir ses seni çekmişti; ne hoş lutf, ne saâdet;

Mef‘ûlübir · ses · se— — ⏑
Mefâîlüni · çek · miş · ti⏑ — — ⏑
Mefâîlüne · hoş · lutf · ne⏑ — — ⏑
Feûlünsa · â · det⏑ — —

04Bir lutf ile yetmez; yürümek ister o meydân.

Mef‘ûlübir · lutf · i— — ⏑
Mefâîlüle · yet · mez · yü⏑ — — ⏑
Mefâîlürü · mek · is · te⏑ — — ⏑
Feûlünro · mey · dân⏑ — —

Ulama: ister‿o

05Bir resmini gördün diye gül koktu mu elden?

Mef‘ûlübir · res · mi— — ⏑
Mefâîlüni · gör · dün · di⏑ — — ⏑
Mefâîlüye · gül · kok · tu⏑ — — ⏑
Feûlünmu · el · den⏑ — —

06Sûretten asıl gülşene dön, açsın o reyhân.

Mef‘ûlüsû · ret · te— — ⏑
Mefâîlüna · sıl · gül · şe⏑ — — ⏑
Mefâîlüne · dön · aç · sı⏑ — — ⏑
Feûlünno · rey · hân⏑ — —

Ulama: Sûretten‿asıl, açsın‿o

07Bir cezbe gelip geçti; yürürsen açılır yol;

Mef‘ûlübir · cez · be— — ⏑
Mefâîlüge · lip · geç · ti⏑ — — ⏑
Mefâîlüyü · rür · sen · a⏑ — — ⏑
Feûlünçı · lır · yol⏑ — —

08Bir ilk hevesin üstüne taht kurma, bu hüsrân.

Mef‘ûlübir · ilk · he— — ⏑
Mefâîlüve · sin · üs · tü⏑ — — ⏑
Mefâîlüne · taht · kur · ma⏑ — — ⏑
Feûlünbu · hüs · rân⏑ — —

09Yaz şimdi, Rauf; sûreti geç, hakka yönel sen;

Mef‘ûlüyaz · şim · di— — ⏑
Mefâîlüra · ûf · sû · re⏑ — — ⏑
Mefâîlüti · geç · hak · ka⏑ — — ⏑
Feûlünyö · nel · sen⏑ — —

10Bir sözle değil, gayretin olsun sana fermân.

Mef‘ûlübir · söz · le— — ⏑
Mefâîlüde · ğil · gay · re⏑ — — ⏑
Mefâîlüti · nol · sun · sa⏑ — — ⏑
Feûlünna · fer · mân⏑ — —

Ulama: gayretin‿olsun

KELİMELERKüçük sözlük 5
cezbe
manevî çekiliş
sûret
görünüş, görüntü
reyhân
güzel kokulu bir bitki
saâdet
mutluluk, bahtiyarlık
seyrân
gezinti, yolculuk
MANAMektupla bağı ve kaynak

Cezbe bir başlangıç yardımıdır; sülûk ve emek olmadan ilk işareti menzil sanmamak.

Şimşek, resim ve gül, işaret ile gerçekleşme arasındaki farkı anlatır. Başlangıçtaki çekiliş bir lutuftur; fakat yürüyüşün yerini tutmaz. Meydân ve seyrân yolculuğun mecazlarıdır. Son beyit, ilk heyecanda kalmak yerine gayreti sürdürmeyi ister.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 62. mektup; s. 99. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç