Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 28. MEKTUP4 BEYİT

Hizmette Hürriyet

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -âr · Redif yok

Yazı boyutu

Hür gezen nefsin de mahkûm; hırsla yükselmiş hisâr.

Hakk'a kul, hizmetle hürdür; işte bir sır âşikâr.

Bir uzak dost, senden esmiş tatlı bir söz bekliyor;

Gönle mektûp merhem olsun; gel, haber ver, dinle, yâr.

Bir esâret var ki benlik zindanından yol açar;

Nefse taç giydirmemektir, haddi bilmektir bu kâr.

Ey Rauf, sünnetle süslensin, açılsın her yolun;

“Ben” diyen ses sussun artık; kalbe gelsin nevbahâr.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Hür gezen nefsin de mahkûm; hırsla yükselmiş hisâr.

Fâilâtünhür · ge · zen · nef— ⏑ — —
Fâilâtünsin · de · mah · kûm— ⏑ — —
Fâilâtünhırs · la · yük · sel— ⏑ — —
Fâilünmiş · hi · sâr— ⏑ —

02Hakk'a kul, hizmetle hürdür; işte bir sır âşikâr.

Fâilâtünhak · ka · kul · hiz— ⏑ — —
Fâilâtünmet · le · hür · dür— ⏑ — —
Fâilâtüniş · te · bir · sır— ⏑ — —
Fâilünâ · şi · kâr— ⏑ —

03Bir uzak dost, senden esmiş tatlı bir söz bekliyor;

Fâilâtünbir · u · zak · dost— ⏑ — —
Fâilâtünsen · de · nes · miş— ⏑ — —
Fâilâtüntat · lı · bir · söz— ⏑ — —
Fâilünbek · li · yor— ⏑ —

Ulama: senden‿esmiş

04Gönle mektûp merhem olsun; gel, haber ver, dinle, yâr.

Fâilâtüngön · le · mek · tûp— ⏑ — —
Fâilâtünmer · he · mol · sun— ⏑ — —
Fâilâtüngel · ha · ber · ver— ⏑ — —
Fâilündin · le · yâr— ⏑ —

Ulama: merhem‿olsun

05Bir esâret var ki benlik zindanından yol açar;

Fâilâtünbir · e · sâ · ret— ⏑ — —
Fâilâtünvar · ki · ben · lik— ⏑ — —
Fâilâtünzin · da · nın · dan— ⏑ — —
Fâilünyol · a · çar— ⏑ —

06Nefse taç giydirmemektir, haddi bilmektir bu kâr.

Fâilâtünnef · se · taç · giy— ⏑ — —
Fâilâtündir · me · mek · tir— ⏑ — —
Fâilâtünhad · di · bil · mek— ⏑ — —
Fâilüntir · bu · kâr— ⏑ —

07Ey Rauf, sünnetle süslensin, açılsın her yolun;

Fâilâtüney · ra · ûf · sün— ⏑ — —
Fâilâtünnet · le · süs · len— ⏑ — —
Fâilâtünsin · a · çıl · sın— ⏑ — —
Fâilünher · yo · lun— ⏑ —

08“Ben” diyen ses sussun artık; kalbe gelsin nevbahâr.

Fâilâtünben · di · yen · ses— ⏑ — —
Fâilâtünsus · su · nar · tık— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · gel · sin— ⏑ — —
Fâilünnev · ba · hâr— ⏑ —

Ulama: sussun‿artık

KELİMELERKüçük sözlük 5
hisâr
kale, çevreleyen sur
esâret
tutsaklık
yâr
dost, sevgili
nevbahâr
ilkbahar
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Nefse esaret yerine kullukta hürriyet.

Hürriyet burada sorumluluktan kaçmak değil, nefsin buyruğundan kurtulmaktır. Kulluk sözü Allah’a kulluğu ifade eder; insanın insana köleliğini öven bir mısra değildir.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 28. mektup; s. 46. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç