Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 59. MEKTUP7 BEYİT

Kök ve Meyve

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -ân · Redif olur

Yazı boyutu

İlm kök olsun, dalda işler, meyve bir ihsân olur;

İçten ihlâs vermeyen her bir dalın noksân olur.

Önce îmânın düzelsin; sonra öğren, emri tut;

Kök yerinden sarsılır, gör; dalların vîrân olur.

Ehl-i beytin sevgisinden, ilk nesilden al nasîb;

Bir muhabbet kinle artmaz; kalbe bir hicrân olur.

Nefse hükmettikçe niyyet sâf olur; her iş duru;

Yük gelen her bir ibâdet gün gelir âsân olur.

Tam fenâdan önce ihlâs hiç bulunmaz sanma sen;

Tek amel, bir sâf gönül, bir doğru iş burhân olur.

Bir durak var; işte benlik gizlenip söz söylemez;

Övgü arzûndan arınmak kalbe bir irfân olur.

Ey Rauf, elbet çalış; Hak lutfeder, sen yol gözet;

Bir samîmî kalb için, her işte bin imkân olur.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01İlm kök olsun, dalda işler, meyve bir ihsân olur;

Fâilâtünilm · kö · kol · sun— ⏑ — —
Fâilâtündal · da · iş · ler— ⏑ — —
Fâilâtünmey · ve · bir · ih— ⏑ — —
Fâilünsân · o · lur— ⏑ —

Ulama: kök‿olsun

02İçten ihlâs vermeyen her bir dalın noksân olur.

Fâilâtüniç · te · nih · lâs— ⏑ — —
Fâilâtünver · me · yen · her— ⏑ — —
Fâilâtünbir · da · lın · nok— ⏑ — —
Fâilünsân · o · lur— ⏑ —

Ulama: İçten‿ihlâs

03Önce îmânın düzelsin; sonra öğren, emri tut;

Fâilâtünön · ce · î · mâ— ⏑ — —
Fâilâtünnın · dü · zel · sin— ⏑ — —
Fâilâtünson · ra · öğ · ren— ⏑ — —
Fâilünem · ri · tut— ⏑ —

04Kök yerinden sarsılır, gör; dalların vîrân olur.

Fâilâtünkök · ye · rin · den— ⏑ — —
Fâilâtünsar · sı · lır · gör— ⏑ — —
Fâilâtündal · la · rın · vî— ⏑ — —
Fâilünrân · o · lur— ⏑ —

05Ehl-i beytin sevgisinden, ilk nesilden al nasîb;

Fâilâtüneh · li · bey · tin— ⏑ — —
Fâilâtünsev · gi · sin · den— ⏑ — —
Fâilâtünilk · ne · sil · den— ⏑ — —
Fâilünal · na · sîb— ⏑ —

06Bir muhabbet kinle artmaz; kalbe bir hicrân olur.

Fâilâtünbir · mu · hab · bet— ⏑ — —
Fâilâtünkin · le · art · maz— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · hic— ⏑ — —
Fâilünrân · o · lur— ⏑ —

07Nefse hükmettikçe niyyet sâf olur; her iş duru;

Fâilâtünnef · se · hük · met— ⏑ — —
Fâilâtüntik · çe · niy · yet— ⏑ — —
Fâilâtünsâf · o · lur · her— ⏑ — —
Fâilüniş · du · ru— ⏑ —

Son açık hece, mısra sonunda uzun.

08Yük gelen her bir ibâdet gün gelir âsân olur.

Fâilâtünyük · ge · len · her— ⏑ — —
Fâilâtünbir · i · bâ · det— ⏑ — —
Fâilâtüngün · ge · lir · â— ⏑ — —
Fâilünsân · o · lur— ⏑ —

09Tam fenâdan önce ihlâs hiç bulunmaz sanma sen;

Fâilâtüntam · fe · nâ · dan— ⏑ — —
Fâilâtünön · ce · ih · lâs— ⏑ — —
Fâilâtünhiç · bu · lun · maz— ⏑ — —
Fâilünsan · ma · sen— ⏑ —

10Tek amel, bir sâf gönül, bir doğru iş burhân olur.

Fâilâtüntek · a · mel · bir— ⏑ — —
Fâilâtünsâf · gö · nül · bir— ⏑ — —
Fâilâtündoğ · ru · iş · bur— ⏑ — —
Fâilünhân · o · lur— ⏑ —

11Bir durak var; işte benlik gizlenip söz söylemez;

Fâilâtünbir · du · rak · var— ⏑ — —
Fâilâtüniş · te · ben · lik— ⏑ — —
Fâilâtüngiz · le · nip · söz— ⏑ — —
Fâilünsöy · le · mez— ⏑ —

12Övgü arzûndan arınmak kalbe bir irfân olur.

Fâilâtünöv · gü · ar · zûn— ⏑ — —
Fâilâtündan · a · rın · mak— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · ir— ⏑ — —
Fâilünfân · o · lur— ⏑ —

13Ey Rauf, elbet çalış; Hak lutfeder, sen yol gözet;

Fâilâtüney · ra · ûf · el— ⏑ — —
Fâilâtünbet · ça · lış · hak— ⏑ — —
Fâilâtünlut · fe · der · sen— ⏑ — —
Fâilünyol · gö · zet— ⏑ —

14Bir samîmî kalb için, her işte bin imkân olur.

Fâilâtünbir · sa · mî · mî— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · i · çin · her— ⏑ — —
Fâilâtüniş · te · bin · im— ⏑ — —
Fâilünkân · o · lur— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 10
ihlâs
ameli Allah rızası için yapmak; niyeti arıtmak
amel
yaşayışa geçen iş
fenâ
burada: benlik iddiasından arınma
âsân
kolay
hicrân
ayrılık acısı
irfân
derin bilgi ve kalbî idrak
emr
buyruk; âlem-i emr, tasavvufî bağlamda manevî yön
îmân
inanç
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
hükm
hüküm; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

İlim, amel ve ihlâs; doğru inanç, niyetin arınması ve yerleşmiş samimiyet.

Gazel, tam fenâdan önce de ihlâslı bir amelin mümkün olduğunu özellikle söyler. Sürekli ihlâs ile tek bir işteki samimiyet birbirine karıştırılmaz. Ehl-i beyt ve ashâb sevgisi, aynı kökün dalları gibi birlikte tutulur.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 59. mektup; s. 94 – 96. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç