Kul Kalmak
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —
Kafiye -ân · Redif -ı var
Yol uzar, hâller söner; hep kulluğun bir şânı var.
Haddimiz var; Hakk'a dönmüş kalbinin irfânı var.
Dışta gördün, içte gördün; gördüğün âlem yine.
Zât'a sûret çizme; vehmin bin yalan imkânı var.
Geçti bir bir tatlı hâller; hepsi bir iz, bir nişân.
Sönmeyen bir hâl de vardır; Rabbinin ihsânı var.
İş yapan çok; halk eden Hak; farkı görmek güç değil.
Halkı Hak sanmak ne yanlış; vehminin bühtânı var.
Aşk u şevk, zincir çözer; maksat değil, bir vâsıta.
Son makâm kulluk; yolun sultânı Hak, fermânı var.
İhtiyâcın hep senindir; Rab, ganîdir; sen fakîr.
Ben ganîyim sanmak olmaz; her kulun noksânı var.
Ey Rauf, keşfin ne söyler? Dînle tart, sor, sonra al.
Ehl-i sünnet rehber olsun; kalbe bir dermânı var.
AHENKTef‘ileleri göster
⏑ kısa — uzun ‿ ulama
01Yol uzar, hâller söner; hep kulluğun bir şânı var.
02Haddimiz var; Hakk'a dönmüş kalbinin irfânı var.
03Dışta gördün, içte gördün; gördüğün âlem yine.
Son açık hece, mısra sonunda uzun.
04Zât'a sûret çizme; vehmin bin yalan imkânı var.
05Geçti bir bir tatlı hâller; hepsi bir iz, bir nişân.
06Sönmeyen bir hâl de vardır; Rabbinin ihsânı var.
07İş yapan çok; halk eden Hak; farkı görmek güç değil.
08Halkı Hak sanmak ne yanlış; vehminin bühtânı var.
09Aşk u şevk, zincir çözer; maksat değil, bir vâsıta.
Son açık hece, mısra sonunda uzun.
10Son makâm kulluk; yolun sultânı Hak, fermânı var.
11İhtiyâcın hep senindir; Rab, ganîdir; sen fakîr.
12Ben ganîyim sanmak olmaz; her kulun noksânı var.
Ulama: sanmak‿olmaz
13Ey Rauf, keşfin ne söyler? Dînle tart, sor, sonra al.
14Ehl-i sünnet rehber olsun; kalbe bir dermânı var.
Ulama: rehber‿olsun
KELİMELERKüçük sözlük 5
- ganî
- muhtaç olmayan
- fakîr
- muhtaç
- irfân
- derin bilgi ve kalbî idrak
- bühtân
- asılsız isnat, iftira
- halk
- yaratma; âlem-i halk, yaratılışın maddî yönü
MANAMektupla bağı ve kaynak
Geçici hâllerden kalıcı kulluğa; Yaratan–yaratılan ayrımı.
“İş yapan çok; halk eden Hak” ifadesi, yaratılmışların fiilleriyle yaratmayı birbirine karıştırmamayı amaçlar. Fenâ, kişinin Allah olması veya O’nunla birleşmesi şeklinde yorumlanmaz.
Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 30. mektup; s. 49. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗
Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.