Beyit Defteri.RAUF ENÇ
Mektûbât’tan Gazeller
I. CİLT · 64. MEKTUP6 BEYİT

Acının Açtığı Pencere

R.Rauf EnçDüzeltilmiş nüsha
VEZİN

Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

— ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ — — / — ⏑ —

Kafiye -âr · Redif olur

Yazı boyutu

Bir kırılmış kalb açılmış; sevgiden envâr olur;

Tatlı bir zevk kalbi tutsak etse, âhir bâr olur.

Ten sevinçten taşsa rûhun sessiz, artık bir düşün;

Bir zevâl, bir başka nûrdan kalbe bir ihbâr olur.

Derde koşmak bir kemâl olmaz; şifâdan geçme sen;

Dert geçerken gördüğün lutf, kalbe bir ikrâr olur.

Bir ziyâfet nefsi övsün, aç bir evden ses gelir;

Bir bölünmüş lokma, kalbden kalbe bir gülzâr olur.

Secdeden kalk, baş eğilmekten azalmaz kıymetin;

Baş eğilmiş, kalb açılmış; sevgiden âsâr olur.

Ey Rauf, her derdi bildim sanma; bir dosttan işit;

Dertli bir dost, el uzanmış bulsa, el bir yâr olur.

Rauf
AHENKTef‘ileleri göster

⏑ kısa   — uzun   ‿ ulama

01Bir kırılmış kalb açılmış; sevgiden envâr olur;

Fâilâtünbir · kı · rıl · mış— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · a · çıl · mış— ⏑ — —
Fâilâtünsev · gi · den · en— ⏑ — —
Fâilünvâr · o · lur— ⏑ —

02Tatlı bir zevk kalbi tutsak etse, âhir bâr olur.

Fâilâtüntat · lı · bir · zevk— ⏑ — —
Fâilâtünkal · bi · tut · sak— ⏑ — —
Fâilâtünet · se · â · hir— ⏑ — —
Fâilünbâr · o · lur— ⏑ —

03Ten sevinçten taşsa rûhun sessiz, artık bir düşün;

Fâilâtünten · se · vinç · ten— ⏑ — —
Fâilâtüntaş · sa · rû · hun— ⏑ — —
Fâilâtünses · si · zar · tık— ⏑ — —
Fâilünbir · dü · şün— ⏑ —

Ulama: sessiz‿artık

04Bir zevâl, bir başka nûrdan kalbe bir ihbâr olur.

Fâilâtünbir · ze · vâl · bir— ⏑ — —
Fâilâtünbaş · ka · nûr · dan— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · ih— ⏑ — —
Fâilünbâr · o · lur— ⏑ —

05Derde koşmak bir kemâl olmaz; şifâdan geçme sen;

Fâilâtünder · de · koş · mak— ⏑ — —
Fâilâtünbir · ke · mâl · ol— ⏑ — —
Fâilâtünmaz · şi · fâ · dan— ⏑ — —
Fâilüngeç · me · sen— ⏑ —

06Dert geçerken gördüğün lutf, kalbe bir ikrâr olur.

Fâilâtündert · ge · çer · ken— ⏑ — —
Fâilâtüngör · dü · ğün · lutf— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · ik— ⏑ — —
Fâilünrâr · o · lur— ⏑ —

07Bir ziyâfet nefsi övsün, aç bir evden ses gelir;

Fâilâtünbir · zi · yâ · fet— ⏑ — —
Fâilâtünnef · si · öv · sün— ⏑ — —
Fâilâtünaç · bi · rev · den— ⏑ — —
Fâilünses · ge · lir— ⏑ —

Ulama: bir‿evden

08Bir bölünmüş lokma, kalbden kalbe bir gülzâr olur.

Fâilâtünbir · bö · lün · müş— ⏑ — —
Fâilâtünlok · ma · kalb · den— ⏑ — —
Fâilâtünkal · be · bir · gül— ⏑ — —
Fâilünzâr · o · lur— ⏑ —

09Secdeden kalk, baş eğilmekten azalmaz kıymetin;

Fâilâtünsec · de · den · kalk— ⏑ — —
Fâilâtünbaş · e · ğil · mek— ⏑ — —
Fâilâtünten · a · zal · maz— ⏑ — —
Fâilünkıy · me · tin— ⏑ —

10Baş eğilmiş, kalb açılmış; sevgiden âsâr olur.

Fâilâtünbaş · e · ğil · miş— ⏑ — —
Fâilâtünkalb · a · çıl · mış— ⏑ — —
Fâilâtünsev · gi · den · â— ⏑ — —
Fâilünsâr · o · lur— ⏑ —

11Ey Rauf, her derdi bildim sanma; bir dosttan işit;

Fâilâtüney · ra · ûf · her— ⏑ — —
Fâilâtünder · di · bil · dim— ⏑ — —
Fâilâtünsan · ma · bir · dost— ⏑ — —
Fâilüntan · i · şit— ⏑ —

12Dertli bir dost, el uzanmış bulsa, el bir yâr olur.

Fâilâtündert · li · bir · dost— ⏑ — —
Fâilâtünel · u · zan · mış— ⏑ — —
Fâilâtünbul · sa · el · bir— ⏑ — —
Fâilünyâr · o · lur— ⏑ —
KELİMELERKüçük sözlük 8
zevâl
sona erme, kaybolma
bâr
yük
ikrâr
kabulü dile getirme
envâr
nurlar, ışıklar
âsâr
eserler, izler
âhir
son, sonunda
ihbâr
haber verme
ilm
ilim; klasik tek heceli söyleyiş
MANAMektupla bağı ve kaynak

Bedenin zevki ile kalbin faydasını ayırmak; gelen dertte tevazu ve merhameti korumak.

Şiir dert aramayı değil, karşılaşılan sıkıntı içinde benliği sorgulamayı anlatır. Tedaviden kaçınmak, acıyı kutsamak veya zulmü onaylamak öğütlenmez. Son beyit, başkasının acısına kesin bir manevî açıklama biçmek yerine dinlemeyi ve yardım etmeyi ister.

Kaynak eşleştirmesi: Hakikat Kitabevi, Mektûbât Tercemesi, I. cilt, 64. mektup; s. 101 – 102. İlgili sayfayı aç ↗
Kaynağı aç ↗

Mektûbât’ın nasihatlerinden hareketle yazılmıştır. İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir.

RAUF ENÇ

Beyit Defteri.

Gönül, hayat ve bugünün meseleleri üzerine şiirler. Gazellerin, kısa beyitlerin ve ilk denemelerin bir arada durduğu bir defter.

Şiirlerdeki imza Rauf; defterin yazarı Rauf Enç.

Mektûbât’tan gazeller

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildindeki 21–70. mektuplardan hareketle yazılan elli gazelin düzeltilmiş nüshası. Her şiirin yanında kelimeler, mektupla bağı ve kaynak sayfası bulunur.

Okuyuş anahtarı

⏑ kısa · — uzun · ‿ ulama

Kapalı heceler ve aslî uzun ünlülü heceler uzun değerdedir. Mısra sonundaki açık hece de uzun sayılır. Bu nüshada kısa heceyi keyfî uzatarak veya uzun heceyi kısaltarak ölçü elde edilmemiştir; normal ulama yapılan kelimeler her mısranın altında belirtilir.

Rauf mahlası Ra-ûf diye iki hecede okunur. İlm, fikr, zikr, cism, ism gibi klasik kelime biçimleri metindeki yazılışlarıyla okunmalıdır. Aslî uzunluklar (â, î, û) ve ayn işareti (ʿ / ‘) hece ayrımında korunur.

Tef‘ile sınırı kelimeyi bölebilir; bu sınır duraklama emri değildir. Noktalama anlamı gösterir. Ulama işaretli kelime çifti, araya yeni bir ünlü eklenmeden birbirine bağlanır.

Metinler, mektupların nasihatlerinden hareketle yazılmış özgün gazellerdir; İmâm-ı Rabbânî’ye ait beyitler veya kelime kelime manzum tercüme değildir. Gösterim, bu nüshada açıkça verilen klasik okuyuşa göredir.

Bir mısra denemesi

Bak şimdi, Rauf; nefsi güzel yönle bugünden.

Şiirler arasındaki konuşmada yazılmış bağımsız mısra.

İlk denemeler

Önceki defterdeki şiirler ve sürümleri kendi koleksiyonları içinde korunmuştur. Hece denemeleri aruzla yazılmış şiirlerden ayrı gösterilir.

Kimyasal adları ve nöronlar şiirin edebî dünyasında yer alıyor; insan davranışını tek bir moleküle indirgeyen bilimsel açıklamalar olarak okunmamalı.

Önceki şiirlerin okuyuş notu: Aruzlu metinlerin okuyuşunda uzun ünlüler ve uygun yerlerde ulama gözetilir; her kelime sınırı birleştirilmez. Yeni şiirlerde “Rauf”, “Ra-uf” diye iki hecedir. “Çiçek aç” redifinde iki kelime arasındaki hece sınırı korunur. “Uyandır”ın 7. mısrasında; “Dönüşsün”ün 2, 5 ve 8. mısralarında imâle notu vardır. İlk taslaklar yeniden düzeltilmiş metinler değildir.

Aruz Atölyesi’ni aç